Eren & Gonce Hukuk Danışmanlık Bürosu
İletişim

Nispetiye Cad. Safir Apt. No: 9 D: 4  Levent – Beşiktaş / İstanbul

Tel: +90 212 284 55 66

Email: info@erengoncehukuk.com

Image Alt

Temmuz 2019

Soybağının reddi davası sonucunda; nüfusa kayıtlı olan baba ile çocuk arasındaki soybağı kaldırılır. Çocuğun biyolojik babası ile soybağının yeniden kurulabilmesi için biyolojik babanın tanıma davası açması ve çocuğun babası olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. miras hukuku avukatı boşanma soybağı evlatlıktanred nüfus kayıt örneği evlatlıktan red evlatlıktan ret dna testi soybağı nedir soybağının tespiti aile hukuku soybağı reddi davası

Türk Medeni Kanunu'nda açıkça düzenlendiği üzere; Evlilik birliğinin devamı süresince veya evlilik birliği sona ermesi akabinde 300 gün içerisinde doğan çocuğun babası, koca olarak kabul edilmektedir. Evlenme tarihinden başlamak suretiyle en az 180 gün geçmesi ile evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün geçmesi halinde doğan çocuk evlilik birliği içerisinde ana rahmine düşmüş sayılacağından koca, baba kabul edilmektedir. İşbu süreler içerisinde evlilik birliği içerisinde doğduğu kabul edilen çocuğun babasının koca dışında başka biri olması durumunda ise; soy bağının reddi davası açılması gerekmektedir. Evlilik birliği içerisinde koca sıfatı bulunan taraf; çocuğun doğumu ile veya baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı

Türk Medeni Kanunu'nda açıkça düzenlendiği üzere bakım nafakaları; yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası, reşit çocuklara ödenen yardım nafakası olmak üzere çeşitlilik göstermektedir. Aile mahkemesi, boşanma davası açıldığında davacı eş ve müşterek çocukların bakımı ve ihtiyaçları için davanın açıldığı tarihten itibaren tedbir nafakasına hükmetmektedir.Boşanma davasının kesinleşmesi akabinde tedbir nafakası, iştirak nafakasına dönüştürülerek kusurlu bulunan eş tarafından süresiz olarak iştirak nafakası ödenmesine karar verilmektedir. Ayrıca boşanma davası açılmadan da ayrı yaşayan e bakım ve ihtiyaçları için nafaka talepli dava açabilmektedir.

Boşanma davalarında müşterek çocukların velayeti konusu önem arz etmektedir. Bu konuda aile mahkemesi; davacı ve davalı eşin ekonomik ve sosyal durumlarını tespit ederek, müşterek çocuğun üstün yararını dikkate almaktadır. Anlaşmalı boşanma davalarında; davacı ve davalı eşler müşterek çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurulması hususunda anlaşmaya varmaktadırlar. Ancak çekişmeli boşanma davalarında; eşler müşterek çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurulması hususunda anlaşmaya varamadıklarından bahisle aile mahkemesi hakimi bu konuda müşterek çocuğun üstün menfaatini göz önüne alarak çocuk için en doğru kararı vermektedir. Bu hususta hakim; müşterek çocuğun psikolojik ve ruhsal yapısının tespiti için uzman raporu aldırarak ve müşterek çocuğun sosyal ve ekonomik

Davacı ve davalı eş; aile mahkemesine anlaşmalı boşanma protokolü ile başvurarak, anlaşmalı boşanma davası açabilirler. Davanın karar aşamasına kadar taraflar, anlaşmalı boşanma protokolünde anlaşamadıkları edimlerin varlığı halinde; aile mahkemesine bildirimde bulunarak anlaşmalı boşanma davasını çekişmeli boşanma davasına dönüştürmek için başvuruda bulunabilirler.