Skip to content Skip to footer

🟢 Ama tıbbi hata, ayıp veya vaat edilen sonucun elde edilmemesi varsa iade mümkündür.

🔴 Sadece “beğenmedim” demek, otomatik para iadesi hakkı vermez.

ESTETİK AMELİYATIN HUKUKİ NİTELİĞİ

Estetik (kozmetik) ameliyatlar, hukukta çoğu zaman:

📌 “Eser sözleşmesi” olarak kabul edilir.

Yani:

  • Doktor sadece çaba değil,
  • Belirli bir sonucu taahhüt eder.
  • Bu yönüyle klasik tedavilerden ayrılır.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da özel bir hastanede yapılan burun estetiğini beğenmeyen bir kişi, mahkeme yoluna giderek ödediği ücreti geri aldı. Estetik operasyonlar, günümüzde ‘eser sözleşmesi’ kapsamında değerlendirilirken, para iadesi için bazı şartların oluşması gerekiyor. Hukukçular, emsal kararın kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi için aşamaların tek tek anlatılması ve yazılı onamın alınması gerektiğini belirtiyor.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, estetik ameliyat sonrası memnun kalmayan hastaya ücret iadesi yapılması gerektiğine hükmetti. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da özel bir hastanede burun estetiği yaptıran bir kişi, koku kaybı ve eğrilik yaşadığını belirtti. Söz konusu kararda, Adalet Bakanlığı’nın görüşüne paralel olarak estetik operasyonların “eser sözleşmesi” kapsamında olduğu ve hekimin yalnızca tedavi değil, sonuç da taahhüt ettiği belirtildi. Peki, estetik operasyonların bu kadar sık yapıldığı günümüzde bu emsal karar hukukta nasıl yer bulacak, kötüye kullanılması mümkün mü?

Estetik operasyonların Türk Borçlar Kanunu uyarınca “eser sözleşmesi” sayıldığını, bu sözleşmelerde hekimin yalnızca tedavi yükümlülüğü değil, sonuç taahhüdü de bulunmaktadır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimlere dayanan bir iş görme sözleşmesidir. Bu sözleşmede yüklenicinin borcu, eseri ortaya koyup iş sahibine teslim etmektir; iş sahibinin borcu ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Hukukta bu sözleşmeye istisna sözleşmesi de denir. Estetik operasyon özelinde, hekim ameliyatı gerçekleştirmeden önce yapılacak işlemi hastaya ayrıntılı biçimde açıklamalıdır. Bunu, operasyon öncesinde yapacağı çizimlerle ve hazırlayacağı aydınlatılmış onam metni ile yapar. Böylece hasta, yapılacak işlemin nasıl olacağına dair bilgi sahibi olur, açık rızasını verir ve sonuçta da işlemden memnun kalması beklenir.

Estetik operasyonlarda her zaman istenen sonuç elde edilemeyebiliyor.

Bu husus kimi zaman kötüye kullanıma açık hale gelme ihtimalini göz önüne getirse de hasta ve hekimin ciddi olarak hazırlık sürecinde tüm hukuki müeyyidelere uygun metinlerin karşılıklı olarak onaylanması zorunluluğunu da doğurur. Mahkeme tarafından yapılacak inceleme neticesinde iade şartlarının oluşup oluşmadığı davacı hastanın talepleri de dikkate alınarak bir kanaate varılmaktadır. Elbette bu karara karşı istinaf mahkemesine itiraz etme yolu açıktır.

Estetik ameliyat yapan hekim ile ameliyat olan kişi arasındaki ilişki Yargıtay’ın istikrarlı bir şekilde kararlarında belirttiği üzere normal ameliyatlardan farklı olarak eser olarak değerlendirilmektedir. Estetik ameliyatında farkın nedeni tedavide hekimin meydana gelecek sonucu garanti etmemesi, estetik operasyonda ise aksine sonucun garanti edilmiş olmasıdır. Estetik olarak belirtilen işlemlerin bazı riskleri olabilir, bazen çeşitli komplikasyonlar meydana gelebilir ve bazen tedavideki gibi istenen netice elde edilemeyebilir. Burada hekimin sorumluluktan kurtulması hastanın aydınlatılmış ve onayının alınmış olmasına bağlıdır.

Vatandaşların, işlemleri tek tek bilmesi ve anlaması şart.

Uygulanacak işlemin neticesi, süreci, sonucu, risk oranı, yan etkileri ilgili kişiye anlatılması önemlidir. Hekimin bu onayı yazılı bir şekilde alması gereklidir. Aydınlatılmış onayın alınmamış olması başlı başına zarar tazmini sebebi oluşturacaktır, hatta bu hususta hekimin kusurunun olması dahi gerekmemektedir. Bu onayı aldıktan sonra da hekimin özen yükümlülüğü devam edecektir. Aksi durumda eser sözleşmesinde edimin ayıplı ifası söz konusu söz konusu olur ve hekimin tazminat, ücretin iadesi gibi sorumluluğu doğar.

Genel olarak estetik davaları bu sebeple açılmakta ve maddi manevi tazminat talep edilmektedir. Bu durumun kötü niyetli olarak kullanılmasının önlenmesi ‘hekimin hangi sonucu vaat ettiğinin net olarak belirlenmesi’ halinde önlenebilir. Hekimin, resimlerle göstererek şüphe barındırmayacak şekilde onay aldığını kanıtlayabilmesi önemlidir. Bu şekilde kötü niyetli tazminat taleplerinin de reddi mahkemece söz konusu olabilir.

HANGİ DURUMDA PARA İADESİ ALINABİLİR?

A) Vaat Edilen Sonuç Ortaya Çıkmadıysa

Öncesi–sonrası görsellerle

Reklam, broşür, WhatsApp yazışmalarıyla

“Şu burun olacak”, “asimetriler giderilecek” gibi vaatler varsa

📌 Ayıplı hizmet sayılabilir

➡️ Ücret iadesi / indirim / tazminat istenebilir

B) Tıbbi Hata (Malpraktis) Varsa

Asimetri

Fonksiyon kaybı

Sinir hasarı

Geri dönüşü olmayan zarar

📌 Haklar:

Ücret iadesi

Maddi tazminat

Manevi tazminat

C) Yeterli Aydınlatma Yapılmadıysa

Riskler anlatılmadıysa

Onam formu eksikse veya soyutsa

📌 Hukuka aykırılık oluşur

➡️ Hasta lehine karar çıkabilir

HANGİ DURUMDA İADE ALINAMAZ?

❌ Sadece estetik zevk değiştiyse

❌ Sonuç tıbben kabul edilebilir düzeydeyse

❌ İyileşme süreci tamamlanmadan şikâyet ediliyorsa

❌ Riskler önceden anlatılmış ve gerçekleşmişse

“REVİZYON YAPALIM” TEKLİFİ

Doktor:

Ücretsiz revizyon önerirse

Makul sürede çözüm sunarsa

➡️ Mahkemeler önce revizyonun değerlendirilmesini isteyebilir.

Ama:

Revizyonla da düzelmeyecekse → iade yolu açılır

NE YAPMALISIN? (PRATİK YOL)

🔹 Delilleri Topla

Öncesi–sonrası fotoğraflar

Reklam vaatleri

Yazışmalar

Faturalar

🔹 Sağlık Kurulu / Adli Tıp

Kusur oranı belirlenir

Dava için kritik

🔹 Dava Türleri

Tüketici Mahkemesi

Tazminat davası

Ceza soruşturması

🧾 ÖZET

DurumPara iadesi
Sadece beğenmedim
Vaat edilen sonuç yok
Tıbbi hata
Eksik aydınlatma

Detaylı Bilgi için Lütfen İletişim’e Geçin!

Yorum Bırakın

WhatsApp Randevu Telefon