Kamuya açık alanlarda 18 yaşından küçük bir çocuğun elinde oyunca silah tavşan kostümü ile gezmesinin ardından gözler bu tarz eğilimler gösteren çocukların ailelerine yöneldi. Sosyal medyada ailelerin nelere dikkat etmesi gerektiği sık sık tartışmalara konu oldu. Şiddet eğilimli çocuklara vasi atanması da gündeme geldi. Çocukların, bu eğilimlere devam ederse ailesinin yanından alınıp devlet yurtlarına konulma durumları da var.
Son zamanlarda özellikle kalabalık ortamlarda gençler ilginç kıyafetleri ile gündem oluyor. Amaçları dikkat çekmek olsa da çevredeki vatandaşlar tarafından bu durum endişe verici bir hal alabiliyor. Yaşanan son olayda, İstanbul Hacıosman metrosunda elinde tüfekle gezen tavşan kostümlü 15 yaşındaki A.Y., görüntülerin sosyal medyaya düşmesinin ardından yakalandı. A.Y. hakkında ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçundan adli işlem başlatılırken, bu olaylarda ailelerin özellikle sorumlulukları olup olmayacağı konusu gündeme geldi. Peki, böyle durumlarda kolluk kuvvetlerinin yetkileri neler? Ailelere nasıl görevler düşüyor, devletin bu durumlarda çocuğun velayetini alma hakkı var mı?
AİLENİN HUKUKİ SORUMLULUĞU
Kamuya açık olan bir bölgede güvenlik görevlilerinin ortaya çıkabilecek olası tehlikelere karşı müdahale etme ve öncesinde önlem alma yükümlüdür. 18 yaşın altındaki çocukların velayetlerinin ailelerinde olması sebebiyle olası sorunlar karşısında ailelerin de sorumluluğu bulunmaktadır. 18 yaşından küçük bir çocuğun kamuya açık bir yerde kendi kimliğini saklamak suretiyle tavşan kıyafeti giyerek oyuncak silah ile bulunması diğer insanları tedirgin eden ve hayatın olağan akışına uygun olmayan bir haldir. Oluşabilecek tehlikeli durumlara karşı ailelerin de hukuki açıdan sorumluluğu bulunmaktadır. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma müdahale edemeyecek şekilde davranış sergiledikleri takdirde hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alma hakkına sahiptir.
Evet, bazı durumlarda çocuğa vasi atanabilir; ancak sırf “şiddet eğilimi” olması tek başına vasi atanması için yeterli değildir.
Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişiminde tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş halde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir. Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderler devlet tarafından karşılanmaktadır.
Çocuklar bazen ilgi görmek, fark edilmek ya da sosyal medyada dikkat çekmek için böyle davranışlara yönelebiliyor. Ama bu sadece çocuğun bireysel bir seçimi değil; aile ortamı, medya kullanımı ve içinde bulunduğu sosyal çevreyle şekillenen bir süreçtir. Öncelikle çocukların ilgi ve ifade ihtiyaçlarını güvenli, sağlıklı alanlara yönlendirmek gerekiyor. Bir çocuk kendini ifade edecek başka bir yol bulamıyorsa, dikkat çekmek için uç davranışlar sergileyebilir. Aileler çocuklarıyla açık bir iletişim kurmalı, onları yargılamadan dinlemeli ve duygularını anlamaya çalışmalıdır. ‘Neden böyle bir şeye ihtiyaç duydun?’ sorusu yargılamadan sorulursa, altında yatan gerçek ihtiyacı görmemizi sağlar.
Çocukların gerçeklikle bağ kurmakta zorlanmasının nedeni çoğu zaman onlara sunulan dünyadır.
Sürekli filtrelenmiş içeriklerle, abartılmış hikâyelerle büyüyen bir çocuk, gerçekliğin sınırlarını kaybedebilir. Bu noktada hem dijital içeriklerin denetlenmesi hem de çocuğun hayal gücüyle gerçeklik arasındaki farkı ayırt edebilmesini sağlayacak rehberlik şart. Çocukların yalnızca davranışlarını değil, duygularını da konuşmalıyız. ‘Oyuncak silahla metroya binmek eğlenceli mi geldi? Neden?’ gibi sorular sorarak onların iç dünyasına inmeliyiz.
VASİ ATANMASININ HUKUKİ DAYANAĞI
Vesayet hükümleri Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında düzenlenir.
Çocuğa vasi atanması için genel şart:
Velayet altında olmaması veya
Velayetin fiilen/hukuken korunamıyor olması
ŞİDDET EĞİLİMİ OLAN ÇOCUKLARDA DURUM NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
🔹 1️⃣ Çocuk anne–baba velayeti altındaysa
➡️ Normalde vasi atanmaz
Ancak şu hallerde istisnaen gündeme gelir:
Anne–baba çocuğu koruyamıyor veya kontrol edemiyorsa
Şiddeti teşvik eden, ihmal eden ya da kötü muamele varsa
Çocuk ağır suçlara sürüklenmişse
Aile ile çocuk arasında çıkar çatışması varsa (ör. aile mağdur)
👉 Bu durumda:
Velayet kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir
Ardından vasi atanabilir
2️⃣ Çocuk devlet korumasındaysa
Kurum bakımında olan çocuklara
Anne–baba velayeti kaldırılmışsa
➡️ Vasi atanması mümkündür ve yaygındır
🛡️ VASİ YERİNE DAHA SIK UYGULANAN YOLLAR
Mahkemeler çoğu zaman vasi yerine şu tedbirleri tercih eder:
🔸 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
Danışmanlık tedbiri
Eğitim tedbiri
Sağlık (psikolojik/psikiyatrik) tedbiri
Bakım tedbiri
Denetim altına alma
📌 Şiddet eğilimi olan çocuklarda en sık uygulanan yol budur.
⚠️ Ceza davası varsa
Ceza yargılaması ayrı
Vesayet/velayet değerlendirmesi ayrı
Ama:
Ceza davasındaki raporlar
(psikolog, sosyal inceleme)
Aile Mahkemesini doğrudan etkiler
📌 Özet
Şiddet eğilimi tek başına vasi sebebi değildir
Aile çocuğu koruyamıyorsa → velayet müdahalesi
Vasi en son çare
Öncelik koruyucu–destekleyici tedbirlerdir.
Detaylı Bilgi için Lütfen İletişim’e Geçin!
