Boşanma kararı çoğu zaman bir anda verilmez.
Genellikle uzun süredir hissedilen ama ertelenen bir şeyin, artık görmezden gelinemeyecek hale gelmesidir.
Ve tam o noktada zihin devreye girer:
“Ya yanlış yapıyorsam?”
“Ya biraz daha sabretmeliysem?”
Aslında birçok kişi karar veremediği için değil,
verdiği cevabın sonuçlarıyla yüzleşmek zor geldiği için bu noktada kalır.
Bu süreçte önemli olan hızlı karar vermek değil, kendinize doğru soruları sorabilmektir. Çünkü doğru sorular, zihnin yarattığı karmaşayı sadeleştirir.
1. Bu ilişkide kendim gibi olabiliyor muyum?
Bir ilişkinin en görünmeyen ama en belirleyici tarafı budur.
Kendinizi sürekli filtreliyor musunuz?
Söylemek istediklerinizi tutuyor, tepki vermemeye mi çalışıyorsunuz?
“Şimdi sorun çıkmasın” diye içinizden geçenleri erteliyor musunuz?
Bazen ilişki devam eder ama içindeki “siz” yavaş yavaş kaybolur.
Ve çoğu kişi ilişkiyi değil, o kaybolan halini fark ettiğinde yorulur.
2. Bu ilişkide kalmak istememin gerçek nedeni ne?
Bu soru, karar sürecinin en kritik noktalarından biridir.
Çünkü herkes bir ilişkide sevdiği için kalmaz.
Bazen alıştığı için kalır.
Bazen yalnız kalmamak için.
Bazen de “bunca emek boşa gitmesin” diye.
Kendinize dürüstçe şunu sorabilmek önemlidir:
*Bu ilişkide kalmak istiyorum çünkü gerçekten istiyorum mu?
*Yoksa gitmekten korktuğum için mi kalıyorum?
Bazen insanlar partnerini değil, onun yanında hissettirdiği güveni bırakmakta zorlanır.
3. Sorunlar değişiyor mu, yoksa sadece şekil mi değiştiriyor?
Her ilişkide problem olur.
Ama önemli olan sorunların varlığı değil, örüntüleridir.
Aynı tartışmaları farklı kelimelerle tekrar tekrar yaşıyor musunuz?
Zihin bu noktada sizi yanıltabilir ve “Bu sefer farklı olabilir” düşüncesini üretir. Ancak çoğu zaman bu, değişimden çok umuda tutunma halidir.
*Değişim davranışta mı, yoksa sadece beklentide mi?
Bu ayrımı görmek, karar sürecini netleştirir.
4. Bu ilişkide kendime verdiğim değer nasıl değişti?
Birçok kişi ilişkide karşısındakine verdiği değeri artırırken, kendine verdiği değerin azaldığını fark etmez.
Sınırlarınız esniyor mu?
“Bunu da idare edeyim” dediğiniz şeyler artıyor mu?
Kendinizi ikinci plana attığınız anlar çoğalıyor mu?
Sağlıklı bir ilişkide kişi kendini kaybetmez.
Eğer kaybetmeye başladıysa, burada durup yeniden bakmak gerekir.
5. Hiçbir şey değişmezse bu ilişkiyi seçmeye devam eder miyim?
Bu soru, en netleştirici sorudur.
Çünkü çoğu kişi mevcut ilişkiye değil,
değişme ihtimaline tutunur.
“Belki düzelir”,
“Belki zamanla farklı olur” düşüncesi karar vermeyi zorlaştırır.
Ama gerçek şu:
Eğer hiçbir şey değişmezse, şu an yaşadığınız ilişki sizin gerçekliğinizdir.
Ve asıl soru şudur:
*Bu haliyle bu ilişkiyi seçmeye devam eder miyim?
Boşanma kararı doğru ya da yanlış olarak ikiye ayrılan bir karar değildir.
Ama kişinin kendine ne kadar dürüst olduğu, bu sürecin en belirleyici kısmıdır.
Bazen kalmak zor, gitmek daha zor olabilir.
Ama çoğu zaman en zor olan, ne hissettiğini gerçekten görebilmektir.
Ve bazen karar verememek, aslında cevabı bilip onunla yüzleşememektir.
Eğer kendinizi bu soruların içinde dönüp dururken buluyorsanız, bu bir kararsızlık değil; netleşebilecek bir süreçtir. Doğru yerden bakıldığında, zihnin yarattığı karmaşa yerini daha sade ve anlaşılır bir tabloya bırakır.
Detaylı Bilgi için Lütfen İletişim’e Geçin!
