Google’da Çıkan Eski Haberler Kaldırılabilir mi? Yargıtay’ın Unutulma Hakkı Yaklaşımı — Av. Gizem Gonce
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat, süreler ve tutarlar zaman içinde değişebilir; somut durumunuz için güncel değerlendirme alın.
Yargıtay’ın “Unutulma Hakkı” Yaklaşımı Dijital Dünyada Kişilik Hakları Açısından Ne İfade Ediyor?
İnternetin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte geçmişte yayımlanmış bir haberin yıllar sonra dahi kişinin adı ve soyadıyla saniyeler içinde karşısına çıkması, kişilik hakları bakımından önemli hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.
Özellikle hakkında soruşturma veya dava haberi yapılmış, ancak sonrasında beraat etmiş ya da olayın güncelliğini yitirmiş olduğu kişiler açısından “Bu haber hâlâ neden karşıma çıkıyor?” sorusu giderek daha fazla önem kazanıyor.
Peki Google arama sonuçlarında yer alan bir haberin kaldırılması mümkün mü? Bu soruyu Avukat Gizem Gonce ile değerlendirdik.
Google’da kişinin adı ve soyadı aratıldığında çıkan bir haber kaldırılabilir mi?
“Google’dan bir haberin kaldırılması ile haberin internet sitesinden tamamen silinmesi aynı şey değildir.”
Evet, bazı şartların gerçekleşmesi hâlinde arama sonuçlarından çıkarılması hukuken mümkün olabilir. Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir.
Bir içeriğin kaynak internet sitesinden tamamen kaldırılması ile o içeriğin Google gibi bir arama motorunda kişinin adı ve soyadıyla yapılan aramalarda görünmemesi aynı hukuki işlem değildir.
“Unutulma hakkı” kapsamında, somut olayın özelliklerine göre arama motorundaki sonuçların indeks dışı bırakılması talep edilebileceği gibi, belirli koşullarda içeriğin yayından kaldırılması veya erişimin engellenmesi yönünde de hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ancak hiçbir haber bakımından otomatik olarak “eskiyse kaldırılır” şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Yargıtay’ın yakın tarihli kararlarında bu konuda nasıl bir yaklaşım görüyoruz?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23 Ekim 2025 tarihli, 2023/5140 Esas ve 2025/14576 Karar sayılı kararında, beraatle sonuçlanmış bir ceza yargılamasına ilişkin eski tarihli internet haberlerinin yıllar sonra hâlen erişilebilir olmasını “unutulma hakkı” bakımından değerlendirdiğini görüyoruz.
Somut olayda, davacı hakkında uyuşturucu madde ticareti iddiasıyla yürütülen ceza yargılaması beraatle sonuçlanmış ve beraat kararı kesinleşmişti. Buna rağmen yıllar önce yayımlanan haber internet sitesinde erişilebilir durumda kalmaya devam etmişti.
Yargıtay, haberlerin güncelliğini kaybetmesi ve yayında tutulmasını haklı kılacak üstün bir kamu yararının bulunmaması hâlinde kişinin unutulma hakkının ihlal edilebileceğini kabul etti. Ayrıca kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat bakımından da değerlendirme yapılması gerektiğine karar verdi.
Bu karar, dijital ortamda geçmişte yayımlanan her bilginin sınırsız ve süresiz biçimde erişilebilir kalmasının kabul edilemeyeceğini göstermesi açısından önemlidir.
Unutulma hakkı internetteki geçmişin tamamen silinmesi anlamına mı geliyor?
“Unutulma hakkı, geçmişin tamamen yok edilmesi anlamına gelmez.”
Unutulma hakkını geçmişin silinmesi şeklinde değerlendirmek doğru değildir.
Burada amaç, kişinin geçmişte yaşadığı bir olayın süresiz biçimde dijital ortamda yeniden dolaşıma sokulmasının, güncelliğini ve kamu yararını kaybetmiş olmasına rağmen kişinin hayatını sürekli olarak etkilemesinin önüne geçilmesidir.
Yargıtay içtihadında da özellikle;
- haberin içeriği,
- üzerinden geçen süre,
- haberin güncelliğini kaybedip kaybetmediği,
- tarihsel değer taşıyıp taşımadığı,
- kamu yararına katkısı,
- kişinin kamuya mal olmuş bir kişi olup olmadığı,
- haberin niteliği,
- ifade ve basın özgürlüğü ile kişinin kişilik hakları arasındaki denge
gibi kriterlerin somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.
Dolayısıyla her eski haberin kaldırılması söz konusu değildir.
Hakkında haber yapılan kişi daha sonra beraat etmişse ne yapılabilir?
Bu durum hukuki değerlendirmede oldukça önemli olabilir.
Özellikle haber kişinin suç işlediği yönünde bir algı oluşturuyor, ancak daha sonra kişi hakkında beraat kararı kesinleşmişse, eski haberin yıllar sonra hâlâ aynı şekilde erişilebilir olması kişinin güncel yaşamında ciddi sonuçlar doğurabilir.
Yargıtay’ın 2025 tarihli kararında da beraat kararının kesinleşmiş olması, haberlerin eski ve güncelliğini yitirmiş bulunması ve haberlerin yayında tutulmasında üstün kamu yararı bulunmaması önemli değerlendirme unsurları arasında yer almıştır.
Ancak burada da her olayın kendi özellikleriyle değerlendirilmesi gerekir. Haber tarihsel bir önem taşıyorsa, kamu yararı devam ediyorsa veya kişi kamuya mal olmuş bir kişi ise denge farklı kurulabilir.
Kişi önce Google’a mı başvurmalı?
Arama motorunun kendisine başvurulması önemli bir hukuki adımdır.
KVKK Kurulunun 23 Haziran 2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararında, arama motorlarının belirli koşullarda veri sorumlusu olarak değerlendirilebileceği ve kişilerin kendi ad ve soyadlarıyla yapılan aramalarda çıkan sonuçların indeksten çıkarılmasını talep edebileceği kabul edilmiştir.
Kurul ayrıca değerlendirme yapılırken kişinin kamusal yaşamındaki rolü, bilginin doğruluğu, güncelliği, kişinin çalışma hayatıyla ilişkisi, özel nitelikli kişisel veri içerip içermediği, kişinin itibarına etkisi, kamu yararı ve gazetecilik faaliyeti kapsamında olup olmadığı gibi çeşitli kriterlerin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Dolayısıyla başvurunun yalnızca “Bu haber hoşuma gitmiyor” şeklinde yapılması yeterli değildir. Hukuki gerekçenin somutlaştırılması gerekir.
Arama motoru talebi reddederse süreç sona mı eriyor?
Hayır.
Arama motoruna yapılan başvurunun reddedilmesi veya cevap verilmemesi hâlinde, somut olayın niteliğine göre KVKK kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kuruluna başvuru ve doğrudan yargı yollarına başvurma imkânları gündeme gelebilir.
KVKK Kurulunun 2020/481 sayılı kararında da arama motoruna yapılan başvurunun reddedilmesi veya cevap verilmemesi hâlinde ilgili kişinin Kurula şikâyette bulunabileceği ve aynı zamanda doğrudan yargı yoluna başvurmasının da mümkün olduğu belirtilmiştir.
Bunun yanında olayın niteliğine göre kişilik haklarının korunmasına yönelik Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, 5651 sayılı Kanun ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde farklı hukuki yolların değerlendirilmesi gerekebilir.
Haber yayımlandığı tarihte doğruysa, artık hiçbir şekilde kaldırılması mümkün değil midir?
Hayır. Haber yayımlandığı tarihte doğru olabilir; fakat hukuki değerlendirme yalnızca ilk yayımlandığı andaki doğruluk üzerinden yapılmaz.
Zaman içerisinde haberin güncelliğini kaybetmesi, kişinin durumunun değişmesi ve haberin artık kamu yararına anlamlı bir katkı sağlamaması hâlinde farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2017 tarihli kararında da bu hususlara dikkat çekilmiş; internet haberlerinin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesinde haberin güncelliğini yitirmesi, yayında kaldığı süre, kamu yararı ve tarihsel değer gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu durumda basın özgürlüğü zarar görmez mi?
“Basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasında denge kurulmalıdır.”
Tam aksine, mesele basın özgürlüğünü ortadan kaldırmak değil, iki temel hak arasında adil bir denge kurmaktır.
İnternet haber arşivleri toplumun hafızası bakımından son derece değerlidir. Bu nedenle geçmişte yayımlanan bütün haberlerin zaman geçmesi nedeniyle sistematik biçimde silinmesi düşünülemez.
Nitekim KVKK Kurulu da internet gazete arşivlerinin ifade ve basın özgürlüğü bakımından önem taşıdığını vurgulamaktadır.
Dolayısıyla bir tarafta toplumun bilgi edinme ve basın özgürlüğü, diğer tarafta kişinin özel hayatının, kişilik haklarının ve kişisel verilerinin korunması bulunmaktadır.
Hukukun görevi bu iki alan arasında somut olayın koşullarına göre ölçülü bir denge kurmaktır.
Vatandaşların özellikle bilmesi gereken en önemli nokta nedir?
“Google sonucunun kaldırılması, haberin tamamen silindiği anlamına gelmez.”
En önemli nokta, Google arama sonucundan çıkarılma ile haberin internet ortamından tamamen silinmesinin birbirinden farklı olduğudur.
Bir haber arama motorunda kişinin adıyla yapılan aramalarda görünmeyebilir; ancak haberin bulunduğu internet sitesinde yayınlanmaya devam etmesi mümkündür.
Bu nedenle hukuki başvuru yapılmadan önce hedefin doğru belirlenmesi gerekir:
- Amaç haberin tamamen kaldırılması mı?
- Belirli bir URL’ye erişimin engellenmesi mi?
- Kişinin adıyla yapılan aramalarda sonucun gösterilmemesi mi?
- Yanlış veya güncel olmayan bilginin düzeltilmesi mi?
Her bir durumun hukuki yöntemi ve şartları farklı olabilir.
Özellikle eski tarihli, kişinin güncel yaşamıyla artık bağlantısı bulunmayan, beraat veya başka bir hukuki gelişme sonrasında anlamını değiştiren ve kişinin itibarı üzerinde sürekli olumsuz etki oluşturan içerikler bakımından “unutulma hakkı” önemli bir hukuki koruma alanı oluşturmaktadır.
Ancak bu hakkın kullanılması, internet geçmişinin keyfi biçimde silinmesi değil; kişilik hakları, kişisel verilerin korunması, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve kamu yararı arasında hukuka uygun bir denge kurulması anlamına gelir.
Bu nedenle Google arama sonuçlarında yer alan eski bir haberle karşılaşan kişinin, somut olayın özellikleri incelenmeden doğrudan “haber kaldırılır” veya “kesinlikle kaldırılamaz” şeklinde bir sonuca varmak yerine, uzman hukuki değerlendirme alması büyük önem taşımaktadır.