Nafakanın Kaldırılması ve Azaltılması: 9 Soruda Güncel Koşullar — Av. Gizem Gonce
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat, süreler ve tutarlar zaman içinde değişebilir; somut durumunuz için güncel değerlendirme alın.
Haber-Röportaj | Avukat Gizem Gonce
Yoksulluk nafakasının süresiz olarak hükmedilmesi, her durumda ömür boyu ve değiştirilemeden devam edeceği anlamına gelmez. Avukat Gizem Gonce; yeniden evlenme, gelir değişikliği, fiilen evli gibi yaşama, deliller ve dava sürerken ödeme yükümlülüğünü açıklıyor.
Nafakayı ömür boyu ödemek zorunda mıyım? Kanun gerçekten ömür boyu nafaka ödememi mi gerektiriyor?
Öncelikle toplumda çok sık karşılaştığımız bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum. Türk hukukunda yoksulluk nafakasının süresiz olarak hükmedilebilmesi, bu nafakanın her koşulda ve mutlaka ömür boyu ödeneceği anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yoksulluk nafakasının süresiz olarak istenebileceği düzenlenmiştir. Ancak aynı Kanun'un 176. maddesi, nafakanın hangi koşullarda sona ereceğini veya değiştirilebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla yıllardır nafaka ödeyen bir kişi, karşı tarafın ekonomik koşullarının değiştiğini veya nafakanın devamını gerektiren şartların ortadan kalktığını düşünüyorsa hukuki yollara başvurabilir.
Nafakanın kaldırılması için dava açabilir miyim?
Evet. Nafakanın kaldırılması davası açılması mümkündür. Bunun için nafaka bağlandıktan sonra ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle şu durumlar önem taşımaktadır:
- Nafaka alan eski eşin yeniden evlenmesi.
- Resmî evlilik olmaksızın başka biriyle fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması.
- Nafaka alan kişinin ekonomik durumunun iyileşmesi ve yoksulluğunun ortadan kalkması.
- Nafaka alacaklısının düzenli ve yeterli gelir elde etmeye başlaması.
- Nafakanın devamını hakkaniyete aykırı hâle getiren yeni ekonomik koşulların ortaya çıkması.
Burada önemli bir ayrım var: Yeniden evlenme veya kanunda belirtilen diğer bazı sona erme sebepleri farklı hukuki sonuçlar doğurur. Örneğin yeniden evlenme hâlinde yoksulluk nafakası kanun gereği kendiliğinden sona erer. Ancak fiilen evliymiş gibi yaşama veya yoksulluğun ortadan kalkması durumunda mahkeme kararıyla kaldırılması gerekir.
Eski eşim işe başladıysa nafaka ödemekten kurtulabilir miyim?
Bu konu oldukça önemli. Eski eşin işe başlaması tek başına nafakanın kaldırılması için yeterli değildir.
Mahkeme, kişinin ne kadar gelir elde ettiğini, işinin sürekli olup olmadığını, kira ve diğer zorunlu giderlerini, mal varlığını ve yaşam koşullarını birlikte değerlendirir.
Yargıtay uygulamasında da yalnızca asgari ücretle çalışmaya başlamanın yoksulluğu kendiliğinden ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir. Bazı durumlarda nafakanın tamamen kaldırılması yerine azaltılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle her dosyanın kendi ekonomik ve sosyal koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Eski eşim yeniden evlenmedi ama başka biriyle aynı evde yaşıyor. Nafaka kaldırılabilir mi?
Evet, belirli koşullarda kaldırılabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılabileceğini düzenlemektedir.
Ancak yalnızca aynı evde yaşamak veya bir ilişkisinin bulunması yeterli değildir. Birlikte yaşama biçiminin fiilen evlilik hayatına benzer nitelikte olduğunun somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Bu kapsamda tanık beyanları, sosyal ve ekonomik araştırmalar, birlikte yaşamı ortaya koyan hukuka uygun deliller değerlendirilebilir.
Benim de ekonomik durumum bozuldu. İşsiz kaldım, borçlarım var. Bu durumda nafaka kaldırılabilir mi?
Nafaka yükümlüsünün ekonomik koşullarındaki değişiklikler de önemlidir. İşsiz kalmak, gelir kaybına uğramak, sağlık veya ailevi nedenlerle ekonomik yükümlülüklerin artması gibi durumlar mahkeme tarafından değerlendirilebilir.
Ancak nafaka ödeyen kişinin maddi durumunun kötüleşmesi, nafakanın mutlaka tamamen kaldırılacağı anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi uyarınca koşulların değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafakanın azaltılması da istenebilir.
Burada mahkeme iki tarafın da ekonomik ve sosyal durumunu karşılaştırarak karar verir.
Nafakanın kaldırılması davasında hangi belgeler ve deliller önemlidir?
Öncelikle nafaka alacaklısının ekonomik durumunun değiştiğini ortaya koyan somut deliller önem taşır.
Örneğin;
- SGK hizmet dökümü ve çalışma kayıtları,
- Maaş ve gelir belgeleri,
- Tapu ve araç kayıtları,
- Kira geliri ve diğer düzenli gelirleri gösteren belgeler,
- Banka ve mal varlığı kayıtlarının hukuka uygun şekilde incelenmesi,
- Tanık beyanları,
- Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasını destekleyen hukuka uygun deliller.
Mahkeme ayrıca tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına karar verebilir.
Nafakanın kaldırılması davası açtım. Dava devam ederken ödeme yapmaya devam etmeli miyim?
Kesinlikle dikkat edilmesi gereken noktalardan biri budur. Nafakanın kaldırılması davası açılması, mevcut nafaka ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden durdurmaz.
Mahkeme kararıyla nafaka kaldırılıncaya veya değiştirilinceye kadar mevcut kararın gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Kişinin kendi kararıyla nafaka ödemeyi bırakması icra takibi ve diğer hukuki sonuçlarla karşılaşmasına neden olabilir.
Bu nedenle dava sürecinde ödeme yükümlülüğünün devam ettiği unutulmamalıdır.
Daha önce nafakanın kaldırılması için dava açtım ama kaybettim. Yeniden dava açabilir miyim?
Evet, önceki davadan sonra yeni ve önemli koşul değişiklikleri meydana gelmişse yeniden dava açılması mümkün olabilir. Çünkü nafaka ilişkisi devam eden bir hukuki ilişkidir. Tarafların ekonomik ve sosyal koşulları zaman içerisinde değişebilir.
Ancak önceki davada değerlendirilen aynı vakıaları hiçbir yeni gelişme olmaksızın tekrar ileri sürmek yeterli olmayacaktır.
Nafakanın tamamen kaldırılması mümkün değilse ne yapılabilir?
Böyle bir durumda nafakanın azaltılması talep edilebilir. Örneğin nafaka alan kişinin geliri artmış ancak yoksulluğu tamamen ortadan kalkmamış olabilir. Ya da nafaka ödeyen kişinin ekonomik gücü ciddi biçimde azalmış olabilir.
Bu gibi durumlarda mahkemeden nafakanın hakkaniyete uygun bir miktara indirilmesi istenebilir.
Burada amaç yalnızca nafaka borçlusunun ekonomik durumunu değil, her iki tarafın da güncel yaşam koşullarını ve ihtiyaçlarını gözeten adil bir denge kurulmasını sağlamaktır.