Birden Fazla Vasiyetname Varsa Hangisi Geçerli? Avukat Gizem Gonce Yanıtladı
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat, süreler ve tutarlar zaman içinde değişebilir; somut durumunuz için güncel değerlendirme alın.
Av. Gizem Gonce
Noterde düzenlenen birden fazla vasiyetname, mirasçılar ve vasiyetnameyle kendisine mal bırakılan kişiler arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açabiliyor. Peki miras bırakanın farklı tarihlerde farklı kişilere mal bıraktığı vasiyetnameler ortaya çıkarsa hangi belge esas alınacak? Önceki vasiyetname tamamen geçersiz mi olacak, yoksa birden fazla vasiyetname birlikte uygulanabilecek mi? Avukat Gizem Gonce, miras hukukunda sıkça karşılaşılan bu soruları yanıtladı.
RÖPORTAJ
Soru: Bir kişinin vefatından sonra noterde düzenlenmiş birden fazla vasiyetname ortaya çıkarsa ilk olarak ne yapılmalıdır?
Avukat Gizem Gonce: Öncelikle bütün vasiyetnamelerin tarihleri, içerikleri, düzenlenme şekilleri ve birbirleriyle olan ilişkileri incelenmelidir. Çünkü birden fazla vasiyetnamenin bulunması, bunların tamamının kendiliğinden geçersiz olduğu ya da hepsinin eksiksiz biçimde uygulanacağı anlamına gelmez.
Burada temel mesele, miras bırakanın son iradesinin ne olduğunun hukuken belirlenmesidir. Miras bırakan bir vasiyetnamesinde taşınmazını bir çocuğuna, daha sonraki vasiyetnamesinde başka bir kişiye bırakmış olabilir. Bu durumda yalnızca tarih sıralamasına bakmak yeterli değildir. Sonraki vasiyetnamenin önceki vasiyetnameyi geri alıp almadığı, önceki düzenlemeyi değiştirip değiştirmediği veya onu tamamlayıp tamamlamadığı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle bütün belgeler bir arada ele alınmalı; miras bırakanın iradesi, vasiyetnamelerin hükümleri ve kanuni mirasçıların hakları birlikte değerlendirilmelidir.
Soru: Son tarihli vasiyetname her zaman geçerli olan tek vasiyetname midir?
Avukat Gizem Gonce: Hayır. Bu, miras hukukunda sıkça karşılaşılan yanlış bir kabuldür.
Türk Medeni Kanunu'nun 542. maddesine göre miras bırakan, kanunda öngörülen şekillerden birine uygun yeni bir vasiyetname düzenleyerek önceki vasiyetnamesinden tamamen veya kısmen dönebilir.
Aynı Kanun'un 544. maddesi ise önceki vasiyetname ortadan kaldırılmadan yeni bir vasiyetname yapılması durumunu düzenler. Buna göre sonraki vasiyetname, önceki vasiyetnameyi kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tamamlamadıkça önceki vasiyetnamenin yerini alır.
Dolayısıyla sonraki vasiyetnamenin tarihi önemli olmakla birlikte, tek başına belirleyici değildir. Belgelerin içeriği ve miras bırakanın iradesi esas alınmalıdır.
Örneğin ilk vasiyetnamede bir kişiye belirli bir taşınmaz bırakılmış, ikinci vasiyetnamede ise aynı taşınmaz başka bir kişiye bırakılmışsa iki düzenleme arasındaki çelişki incelenmelidir. Buna karşılık sonraki vasiyetname önceki düzenlemeyle çelişmiyor ve onu tamamlıyorsa her iki vasiyetnamenin de uygulanması mümkün olabilir.
Soru: Babamız farklı tarihlerde yaptığı vasiyetnamelerle farklı çocuklarına veya üçüncü kişilere mal bırakmışsa ne olacak?
Avukat Gizem Gonce: Böyle bir durumda her vasiyetnamenin hangi malvarlığı değerini kapsadığına bakılması gerekir.
Örneğin baba, ilk vasiyetnamesinde bir evini kızına, ikinci vasiyetnamesinde başka bir taşınmazını oğluna bırakmış olabilir. Bu düzenlemeler birbiriyle uyumluysa ikisi de hukuki sonuç doğurabilir.
Ancak aynı evin veya aynı malvarlığı değerinin farklı vasiyetnamelerde farklı kişilere bırakılması hâlinde uyuşmazlık ortaya çıkar. Bu durumda sonraki vasiyetnamenin önceki düzenlemeyi değiştirip değiştirmediği, önceki vasiyetnameden dönme iradesi içerip içermediği ve hangi hükümlerin uygulanabileceği değerlendirilmelidir.
Ayrıca vasiyetnamenin geçerliliği ile vasiyet edilen malın fiilen teslim edilmesi veya tapuda devredilmesi aynı mesele değildir. Bir vasiyetname geçerli olsa bile, vasiyetin yerine getirilmesi için gerekli hukuki koşulların ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Soru: İlk vasiyetnamede kendisine mal bırakılan kişi, sonraki vasiyetnameyle hakkının elinden alındığını düşünüyorsa ne yapabilir?
Avukat Gizem Gonce: Öncelikle sonraki vasiyetnamenin hukuki niteliği belirlenmelidir. Miras bırakan, önceki vasiyetnamesinden tamamen veya kısmen dönmüş olabilir. Ancak bu durum, önceki vasiyetnamenin düzenlenirken geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Vasiyetnamenin iptali ile sonraki bir vasiyetname aracılığıyla önceki vasiyetten dönülmesi farklı hukuki meselelerdir. Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptalini gerektirebilecek sebepler düzenlenmiştir. Bunlar arasında miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması, irade sakatlıkları, hukuka veya ahlaka aykırılık ve kanuni şekil şartlarına uyulmaması gibi sebepler yer alır.
Dolayısıyla kişi yalnızca daha sonraki bir vasiyetname düzenlendiği için otomatik olarak iptal davası açılması gerektiğini düşünmemelidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre vasiyetnamenin iptali, tenkis veya vasiyetin yerine getirilmesine ilişkin hukuki yollar değerlendirilmelidir.
Soru: Vasiyetnamelerden birinin baskı, aldatma veya miras bırakanın sağlık durumunun etkisi altında düzenlendiği iddia edilirse ne olur?
Avukat Gizem Gonce: Bu iddialar ayrıca incelenmelidir. Bir vasiyetnamenin noterde düzenlenmiş olması, onun her durumda tartışmasız biçimde geçerli olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte, yalnızca aile üyelerinden birinin vasiyetnameyi adaletsiz bulması da tek başına geçersizlik sonucunu doğurmaz.
Miras bırakanın vasiyetnameyi düzenlediği tarihte ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı, iradesinin yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sakatlanıp sakatlanmadığı ve vasiyetnamenin kanuni şekil koşullarına uygun olup olmadığı somut deliller üzerinden değerlendirilmelidir.
Sağlık kayıtları, tanık anlatımları, noter işlem belgeleri ve olayın koşullarına ilişkin diğer deliller önem taşıyabilir. Ancak hangi delilin gerekli olduğu, ileri sürülen iddianın niteliğine göre belirlenir.
Soru: Vasiyetnameler birden fazla kişiye farklı haklar tanıyorsa saklı paylı mirasçıların hakları ne olacak?
Avukat Gizem Gonce: Bu, ayrıca üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Miras bırakanın vasiyetname düzenleme özgürlüğü sınırsız değildir. Türk Medeni Kanunu, belirli mirasçılar için saklı pay koruması öngörmektedir.
Altsoy, anne ve baba ile sağ kalan eş, kanundaki koşullara göre saklı paylı mirasçı olabilir. Saklı payın kapsamı, miras bırakanın ölüm tarihindeki aile yapısına ve uygulanacak kanuni düzenlemelere göre belirlenir.
Vasiyetnameler geçerli olsa dahi yapılan kazandırmalar saklı payları ihlal ediyorsa, koşulları bulunan mirasçılar tenkis talebinde bulunabilir. Burada vasiyetnamenin iptali ile saklı payı aşan kazandırmaların azaltılmasını amaçlayan tenkis davası birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle birden fazla vasiyetname bulunan dosyalarda yalnızca belgelerin geçerliliğine değil, terekenin tamamına, borçlara, mirasçıların sıfatlarına ve saklı pay hesaplamalarına da bakılmalıdır.
Soru: Mirasçılar kendi aralarında anlaşamazsa süreç nasıl ilerler?
Avukat Gizem Gonce: Öncelikle vasiyetnamelerin usulüne uygun şekilde mahkemeye sunulması, açılması ve ilgililere bildirilmesi süreci takip edilmelidir. Vasiyetnamenin açılması ve okunması, onun mutlaka geçerli olduğuna veya içerdiği bütün hükümlerin tartışmasız uygulanacağına dair kesin bir sonuç doğurmaz.
Uyuşmazlığın niteliğine göre vasiyetnamenin iptali, tenkis veya vasiyetnamenin yerine getirilmesi davaları gündeme gelebilir. Bu davaların şartları, tarafları ve hukuki sonuçları farklıdır. Her durumda aynı davanın açılması veya bütün taleplerin tek bir dava içinde ileri sürülmesi uygun olmayabilir.
Özellikle birden fazla vasiyetnamenin bulunduğu dosyalarda, dava açmadan önce her belgenin ayrı ayrı incelenmesi ve taleplerin doğru hukuki zeminde belirlenmesi önemlidir. Yanlış hukuki yolun seçilmesi, hak kaybına veya sürecin uzamasına neden olabilir.
Soru: Böyle bir durumla karşılaşan ailelere en önemli tavsiyeniz nedir?
Avukat Gizem Gonce: Öncelikle aile üyelerinin ellerindeki vasiyetnamelerden yalnızca kendilerine avantaj sağlayan belgeye dayanarak hareket etmemelerini öneririm. Bütün vasiyetnameler birlikte değerlendirilmeden kesin bir hak sahipliği sonucuna varmak doğru değildir.
Vasiyetnamelerin tarihleri, içerikleri, birbirleriyle çelişen hükümleri, miras bırakanın son iradesi ve saklı paylı mirasçıların hakları bir bütün olarak incelenmelidir. Ayrıca dava ve başvuru süreleri bakımından gecikmeden hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Miras uyuşmazlıkları yalnızca mal paylaşımından ibaret değildir. Çoğu zaman aile ilişkilerini de derinden etkiler. Bu nedenle amaç, bir kişiyi diğerine üstün tutmak değil; miras bırakanın hukuken geçerli son iradesini ortaya çıkarmak ve bütün ilgililerin kanundan doğan haklarını korumaktır.
Birden fazla vasiyetname bulunduğunda doğru sonuç, yalnızca en yeni belgeye bakılarak değil, bütün vasiyetnameler ve miras hukuku kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir.