İkinci El Araçta Kilometre ve Ekspertiz

“Ekspertize gerek yok” diyerek sattılar! Pert araçları sağlam gösteren şüphelilere operasyon: Avukat Gizem Gonce’den kritik uyarılar

Av. Gizem Gonce

Kilometresi düşürülen, ağır hasarı gizlenen ve sahte ekspertiz raporlarıyla satışa çıkarılan ikinci el araçlar yeniden gündemde. Avukat Gizem Gonce, araç alıcılarının hukuki haklarını ve dolandırıcılık şüphesiyle karşılaşanların izlemesi gereken yolları anlattı.

İkinci el otomobil piyasasında araç alıcılarını hedef alan kilometre düşürme ve sahte ekspertiz raporu iddiaları, vatandaşların araç alırken karşılaşabileceği riskleri bir kez daha gündeme getirdi.

İstanbul ve Muğla’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, ikinci el araçların kilometre bilgilerinin değiştirildiği ve ağır hasarlı araçların sahte ekspertiz raporlarıyla hasarsız gibi satıldığı iddiaları üzerine 18 şüpheliye yönelik işlem yapıldı. satın aldığı aracın kilometresinin düşürüldüğünü veya aracın geçmişte ağır hasar aldığını sonradan öğrenen vatandaş ne yapabilir? Satıcının “Ekspertize gerek yok” demesi ya da gerçeğe aykırı bir rapor sunması karşısında alıcının hakları neler?

Avukat Gizem Gonce, ikinci el araç satışlarında gizlenen hasarların hukuki sonuçlarını, satıcının sorumluluğunu ve mağdurların başvurabileceği yasal yolları değerlendirdi.

“Kilometreyi düşürmek yalnızca araç değerini etkilemez, ceza sorumluluğu da doğurabilir”

Soru: Bir aracın kilometresini düşürerek satmak hukuken ne anlama geliyor?

Avukat Gizem Gonce: Bir aracın gerçek kilometresinin gizlenmesi, alıcının satın alma kararını doğrudan etkileyen önemli bir husustur. Çünkü kilometre bilgisi aracın kullanım geçmişi, mekanik yıpranması ve ekonomik değeri hakkında fikir verir.

Satıcının gerçek kilometreyi bildiği hâlde bu bilgiyi değiştirmesi, gizlemesi veya alıcıya gerçeğe aykırı bilgi vermesi, olayın koşullarına göre hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.

Burada iki ayrı değerlendirme yapılmalıdır. İlk olarak, araç sözleşmede belirtilen veya alıcıya bildirilen nitelikleri taşımıyorsa alıcının ayıplı mal ya da ayıplı ifa nedeniyle başvurabileceği hukuki yollar gündeme gelir. İkinci olarak, alıcıyı yanıltarak haksız menfaat elde etmek amacıyla hileli davranışlarda bulunulmuşsa dolandırıcılık suçu bakımından değerlendirme yapılabilir.

Ancak her kilometre uyuşmazlığının kendiliğinden dolandırıcılık suçu oluşturduğunu söylemek doğru değildir. Satıcının bilgisi, davranışları, yanıltma amacı, alıcının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı ve diğer deliller birlikte incelenmelidir.

“Pert aracı sağlam göstermek, alıcının iradesini sakatlayabilir”

Soru: Ağır hasarlı veya geçmişte pert olmuş bir aracın hasarsız gibi satılması hâlinde alıcı hangi haklara sahip olabilir?

Avukat Gizem Gonce: Bir aracın geçmişte ağır hasar almış olması, her durumda onun satılmasını hukuka aykırı hâle getirmez. Asıl mesele, bu durumun alıcıya doğru şekilde açıklanıp açıklanmadığı ve satış sırasında aracın hangi niteliklerle tanıtıldığıdır.

Satıcı, aracın ağır hasar geçmişini gizleyerek ya da gerçeğe aykırı biçimde hasarsız olduğunu belirterek alıcıyı yanıltmışsa, somut olayın koşullarına göre ayıptan doğan sorumluluk ve tazminat talepleri gündeme gelebilir. Hileli davranışlarla alıcının kararının etkilenmesi durumunda sözleşmenin iptali veya diğer hukuki başvuru yolları da değerlendirilebilir.

Özellikle aracın gerçek durumu ile satış sırasında açıklanan özellikleri arasındaki fark, alıcının bu bilgiyi bilseydi aynı bedelle aracı satın alıp almayacağı ve satıcının söz konusu durumu bilip bilmediği önem taşır.

Burada tüketicilerin şunu bilmesi gerekir: Bir aracın noter üzerinden devredilmiş olması, satıcının ayıplı mal veya hileli satış nedeniyle doğabilecek sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

“Ekspertiz raporu var” denilerek alıcı yanıltılırsa ne olur?

Soru: Satıcı, “Aracı iki gün önce ekspertize götürdük, yeniden ekspertiz yaptırmanıza gerek yok” diyerek alıcıyı ikna ederse sorumluluktan kurtulabilir mi?

Avukat Gizem Gonce: Hayır. Satıcının böyle bir açıklama yapması, gerçeğe aykırı bilgilerin hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Alıcının önüne sunulan raporun gerçekten düzenlenip düzenlenmediği, raporun hangi araca ait olduğu, içeriğinin değiştirilip değiştirilmediği ve araçtaki hasarların raporda neden yer almadığı araştırılmalıdır.

Raporun sahte olduğunun anlaşılması hâlinde yalnızca satış sözleşmesi bakımından değil, belgenin niteliğine ve kullanım biçimine göre ceza hukuku açısından da inceleme yapılması gerekebilir. Dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçları bakımından değerlendirme, ilgili suçların kanuni unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlıdır.

Alıcının güvenini kazanmak için sahte rapor sunulduğunun veya bilerek gerçeğe aykırı bilgi verildiğinin delillerle ortaya konulması, hukuki sürecin seyrini etkileyebilir.

Bu nedenle alıcılar, satıcının kendisinin seçtiği veya daha önce yaptırıldığını söylediği raporla yetinmek yerine, aracın bağımsız ve güvenilir bir ekspertiz kuruluşunda yeniden incelenmesini istemelidir.

Aracı satın aldıktan sonra gerçek kilometre veya hasar ortaya çıkarsa ne yapılmalı?

Soru: Vatandaş aracı satın aldıktan sonra kilometresinin düşürüldüğünü veya ağır hasarının gizlendiğini öğrenirse ilk olarak ne yapmalı?

Avukat Gizem Gonce: Öncelikle araçla ilgili mevcut delillerin korunması gerekir. Alıcı, satış ilanını, satıcıyla yaptığı yazışmaları, kendisine sunulan ekspertiz raporunu, satış sözleşmesini, ödeme belgelerini ve varsa kilometre ya da hasar geçmişini gösteren kayıtları muhafaza etmelidir.

Ardından aracın mevcut durumunu ortaya koyan bağımsız bir teknik inceleme yaptırılması ve mümkün olduğunda geçmiş kilometre kayıtlarının, servis belgelerinin ve hasar bilgilerinin temin edilmesi önemlidir.

Satıcıya durumun yazılı olarak bildirilmesi ve hukuki taleplerin açıkça ortaya konulması da sürecin önemli bir parçasıdır. Ancak yalnızca satıcıya mesaj atmak veya şikâyette bulunmak, her durumda bütün hukuki süreleri korumaya yeterli olmayabilir.

Somut olayın özelliklerine göre tüketici hukukundan, Türk Borçlar Kanunu’ndaki ayıba karşı tekeffül hükümlerinden veya dolandırıcılık şüphesi varsa ceza soruşturması yolundan yararlanılması gündeme gelebilir. Bu nedenle başvurulacak yol, satışın kimler arasında yapıldığı ve olayın niteliğine göre belirlenmelidir.

“Aracı geri vermek veya parasını geri almak mümkün mü?”

Soru: Aracın kilometresinin düşürüldüğü ya da ağır hasarının gizlendiği kanıtlanırsa alıcı parasını geri alabilir mi?

Avukat Gizem Gonce: Somut olayın koşullarına göre bu mümkün olabilir; ancak her dosyada aynı hukuki sonuç ortaya çıkmaz.

Satışın tüketici işlemi niteliğinde olması hâlinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mala ilişkin seçimlik haklar gündeme gelebilir. Alıcı, şartları oluşmuşsa sözleşmeden dönerek bedel iadesi, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya mümkün olduğu ölçüde ayıpsız misliyle değiştirme gibi haklardan yararlanabilir.

Bununla birlikte her talep, malın niteliği, ayıbın ağırlığı, uygulanabilir mevzuat ve olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilir. Özellikle ikinci el araçlarda ayıbın niteliği ve satış sırasında alıcıya neyin açıklandığı önemlidir.

Satış iki özel kişi arasında yapılmışsa tüketici mevzuatının uygulanması her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda Türk Borçlar Kanunu hükümleri ve sözleşmeye ilişkin genel kurallar incelenmelidir.

Dolayısıyla alıcının parasını geri alıp alamayacağına karar verilirken yalnızca aracın hasarlı çıkmasına değil, satış ilişkisinin hukuki niteliğine ve eldeki delillere de bakılmalıdır.

“Satıcı sorumluluktan kurtulmak için ‘Aracı görerek aldın’ diyebilir mi?”

Soru: Satıcı, “Aracı görerek aldınız, beğendiniz ve noterde devri yaptınız” diyerek sorumluluğu reddedebilir mi?

Avukat Gizem Gonce: Aracın görülerek satın alınması ve noter devrinin yapılması, gizlenmiş veya alıcı tarafından olağan bir incelemeyle anlaşılması beklenemeyecek her ayıp bakımından satıcıyı otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz.

Bir aracın kilometre bilgilerinin değiştirilmesi ya da ağır hasar geçmişinin gerçeğe aykırı biçimde gizlenmesi, yalnızca dış görünüşe bakılarak anlaşılabilecek bir durum olmayabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda satış öncesi açıklamalar, ilan içeriği, ekspertiz raporları ve teknik kayıtlar önem taşır.

Bununla birlikte alıcının bildiği veya kendisine açıkça bildirilen kusurlar ile gizlenen ayıplar arasında ayrım yapılmalıdır. Satıcının sorumluluğu ve alıcının hangi haklardan yararlanabileceği, olayın tüm koşulları incelenerek belirlenir.

Özellikle kilometre ve hasar geçmişi konusunda açıkça yanıltılan bir alıcının, sırf noter devri yapıldığı için hiçbir hakkı kalmadığını düşünmesi doğru değildir.

“Sadece savcılığa şikâyet etmek zararın karşılanması için yeterli olmayabilir”

Soru: Dolandırıldığını düşünen araç alıcısı yalnızca suç duyurusunda bulunursa parasını geri alabilir mi?

Avukat Gizem Gonce: Ceza soruşturması ile zararının giderilmesini isteyen kişinin özel hukuk kapsamındaki talepleri birbirinden farklıdır.

Suç duyurusu, şüpheli davranışların ceza hukuku bakımından incelenmesini sağlar. Ancak araç bedelinin iadesi, sözleşmeden dönme veya tazminat gibi talepler için somut olayın koşullarına göre ayrıca hukuki başvurular yapılması gerekebilir.

Bu nedenle mağdurun hem delillerini koruması hem de hangi hukuki yollara başvurabileceğini değerlendirmesi önemlidir. Sürelerin kaçırılmaması için gecikmeden hareket edilmelidir.

İkinci el araç alacaklara 7 kritik uyarı

Avukat Gizem Gonce, araç alırken mağduriyet riskini azaltmak isteyen vatandaşların şu noktalara dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor:

Bağımsız ekspertiz yaptırın: Satıcının sunduğu raporla yetinmeyin; aracı kendinizin seçtiği güvenilir bir kuruluşa inceletin.

Kilometre geçmişini kontrol edin: Mevcut göstergeyi tek başına yeterli kabul etmeyin; servis ve muayene kayıtlarını karşılaştırın.

Hasar geçmişini araştırın: Sigorta ve hasar kayıtlarını inceleyin; ancak tek bir kaydın aracın bütün geçmişini gösterdiğini varsaymayın.

İlanı ve yazışmaları saklayın: Satıcının “hasarsız”, “orijinal kilometre” veya benzeri beyanları daha sonra önemli deliller olabilir.

Raporun doğruluğunu teyit edin: Belgenin hangi araç için, kim tarafından ve hangi tarihte düzenlendiğini kontrol edin.

Baskı altında karar vermeyin: “Ekspertize gerek yok” veya “hemen kapora gönderin” gibi ifadeler karşısında gerekli kontrolleri tamamlamadan ödeme yapmayın.

Sorun ortaya çıkarsa gecikmeyin: Teknik inceleme yaptırın, belgeleri koruyun ve hukuki başvuru yollarını değerlendirin.İkinci el araçta güven, belgeyle ve bağımsız incelemeyle sağlanır

Bloga dön