Saklı Pay Nedir? Miras Bırakan Tüm Malını İstediğine Bırakabilir mi?
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat, süreler ve tutarlar zaman içinde değişebilir; somut durumunuz için güncel değerlendirme alın.
Miras bırakanın malvarlığını vasiyetnameyle veya başka hukuki işlemlerle istediği kişilere bırakıp bırakamayacağı, miras hukukunda sıkça karşılaşılan sorulardan biri. Türk hukukunda miras bırakanın tasarruf özgürlüğü bulunmakla birlikte, bazı mirasçılar için kanunla korunan saklı paylar öngörülüyor.
Avukat Aylin Esra Eren, saklı payın miras bırakanın tasarruf özgürlüğüne getirilen yasal bir sınır olduğunu belirterek, “Saklı pay ihlal edildiğinde, şartları oluşmuşsa mirasçının tenkis davası yoluyla hakkını araması mümkün olabilir” dedi.
Kimlerin saklı payı vardır?
Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi kapsamında saklı paylı mirasçılar ve oranları şöyledir:
- Altsoy: Yasal miras payının yarısı.
- Anne ve baba: Her biri için yasal miras payının dörtte biri.
- Sağ kalan eş: Altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı; diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.
Kardeşler, mevcut düzenlemede saklı paylı mirasçılar arasında yer almıyor. Bununla birlikte kardeşlerin yasal mirasçı olup olmadığı, başka mirasçıların bulunmasına göre ayrıca belirlenir.
Saklı pay ihlal edilirse ne yapılabilir?
Miras bırakanın yaptığı vasiyetname, bağış veya diğer kazandırmalar saklı payı zedeliyorsa, somut olayın koşullarına göre tenkis davası gündeme gelebilir. Tenkis, miras bırakanın tasarruflarının kanunun izin verdiği sınırı aşan kısmının azaltılmasını amaçlar. Ancak her bağış veya vasiyetname otomatik olarak geçersiz sayılmaz.
Saklı pay hesabında terekenin aktif ve pasifleri, mirasçıların yasal payları ve kanuna göre hesaba katılması gereken kazandırmalar birlikte değerlendirilir. Bu nedenle yalnızca tapuda görünen malvarlığına bakarak kesin bir oran belirlemek her zaman mümkün değildir.
Tenkis davasında süreler önemli mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu’nda tenkis talebi için, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesi ve vasiyetnamelerin açılması gibi durumlara bağlı özel süreler öngörülür. Genel olarak saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde ilgili tasarrufun niteliğine göre on yıllık üst süre söz konusu olabilir. Başlangıç tarihi ve uygulanacak süre somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Eren, “Saklı payın ihlal edilip edilmediği, mirasın toplam değeri ve kanuni mirasçılık ilişkileri üzerinden hesaplanmalıdır. Hak kaybı yaşanmaması için vasiyetname, tapu kayıtları ve miras bırakanın yaptığı kazandırmalar birlikte değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.