Sorgulanamayan Tanığın İfadesiyle Mahkûmiyet Verilebilir mi? — Av. Gizem Gonce

Sorgulanamayan Tanığın İfadesiyle Mahkûmiyet Verilebilir mi?

Ceza davasında sanığın sorgulama imkânı bulamadığı bir tanığın ifadesi, mahkûmiyet kararının tek veya belirleyici delili hâline gelirse adil yargılanma hakkı bakımından ciddi bir sorun doğabilir. Avukat Gizem Gonce, tanık sorgulama hakkının sınırlarını ve bu hakkın ihlal edilmesi durumunda başvurulabilecek hukuki yolları değerlendirdi.

Ceza yargılamasında sanığın yalnızca aleyhindeki iddiaları öğrenmesi yeterli değil. Savunmanın, suçlamaya dayanak gösterilen delilleri tartışabilmesi ve gerektiğinde aleyhe tanıklara soru yöneltebilmesi de adil yargılanma hakkının temel unsurları arasında yer alıyor.

Anayasa Mahkemesi, tanık sorgulama hakkına ilişkin kararlarında, özellikle sanığın sorgulayamadığı bir kişinin beyanının mahkûmiyet kararında ne ölçüde belirleyici olduğunu ve savunma bakımından ortaya çıkan dezavantajın telafi edilip edilmediğini inceliyor.

Avukat Gizem Gonce soruları yanıtladı

Sanık, aleyhindeki tanığı sorgulama hakkına sahip mi?

Avukat Gizem Gonce: Evet. Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında adil yargılanma ve savunma hakları, sanığın aleyhindeki tanıkları sorgulamasına veya sorgulatmasına imkân tanınmasını gerektirir.

Kural olarak delillerin duruşmada tartışılabilmesi ve savunmanın bunlara karşı görüş bildirebilmesi gerekir. Bununla birlikte tanığın korunması, mağdurun özel durumu veya başka haklı nedenler sebebiyle bazı istisnalar uygulanabilir. Önemli olan, bu istisnaların savunma hakkını ölçüsüz biçimde kısıtlamamasıdır.

Tanık duruşmaya gelmezse verilen mahkûmiyet kararı otomatik olarak geçersiz mi olur?

Avukat Gizem Gonce: Hayır. Tanığın duruşmada dinlenememesi tek başına mahkûmiyet kararının otomatik olarak geçersiz olduğu anlamına gelmez. Mahkemenin tanığın hazır edilememesi için geçerli bir neden bulunup bulunmadığını, beyanın delil değerini ve savunmanın dezavantajını giderecek güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını incelemesi gerekir.

Özellikle sorgulanamayan tanığın beyanı mahkûmiyetin tek veya belirleyici deliliyse daha sıkı bir değerlendirme yapılmalıdır. Diğer delillerin niteliği ve savunmaya tanınan imkânlar da sonuca etki eder.

Anayasa Mahkemesi bu konuda hangi ölçütleri uyguluyor?

Avukat Gizem Gonce: Anayasa Mahkemesinin tanık sorgulama hakkına ilişkin içtihadında üç temel soru öne çıkıyor:

Tanığın duruşmada hazır edilmemesi için geçerli bir neden var mı?

Sorgulanamayan tanığın beyanı mahkûmiyetin tek veya belirleyici delili mi?

Savunmanın yaşadığı dezavantajı telafi edecek yeterli karşı dengeleyici güvenceler sağlandı mı?

Bu unsurlar birlikte değerlendirilir. Özellikle kırılgan mağdurların veya tanıkların korunmasının gerekli olduğu dosyalarda, tanığın korunmasıyla sanığın savunma hakkı arasında adil bir denge kurulmalıdır.

Tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği düşünülüyorsa ne yapılabilir?

Avukat Gizem Gonce: Öncelikle yargılama sırasında tanığın dinlenmesi veya sorgulanması yönündeki taleplerin usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi ve bunların tutanağa geçirilmesi önemlidir. Savunma, tanığın beyanına neden itiraz ettiğini ve bu beyanın karar üzerindeki etkisini somut biçimde ortaya koymalıdır.

Mahkûmiyet kararı verilmişse istinaf ve temyiz yollarının somut dosyada açık olup olmadığı, başvuru süreleri ve ileri sürülebilecek hukuki nedenler incelenmelidir. Olağan başvuru yollarının tüketilmesinden sonra koşulları varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da gündeme gelebilir.

Anayasa Mahkemesi ihlal tespit ederse dava yeniden görülebilir mi?

Avukat Gizem Gonce: İhlal kararı verilmesi, her durumda doğrudan beraat kararı verileceği anlamına gelmez. İhlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekebilir. İzlenecek yol, Anayasa Mahkemesinin kararına ve ihlalin niteliğine bağlıdır.

Bu nedenle tanık sorgulama hakkına ilişkin her iddianın dosyanın bütünü içinde değerlendirilmesi gerekir. Savunma hakkının kısıtlanmış olması ile bunun mahkûmiyet kararının adilliğine etkisi arasındaki ilişki somutlaştırılmalıdır.

Hukuki değerlendirme

Tanık sorgulama hakkı, ceza yargılamasında savunmanın etkili biçimde yürütülmesini sağlayan temel güvencelerden biridir. Ancak her tanığın duruşmada dinlenememesi otomatik olarak hak ihlali oluşturmaz. Tanığın yokluğunun nedeni, beyanın mahkûmiyetteki ağırlığı ve savunmaya sunulan telafi edici güvenceler birlikte değerlendirilmelidir.

Avukat Gizem Gonce, ceza davalarında delillerin yalnızca dosyada bulunmasının değil, savunma tarafından etkili biçimde tartışılabilmesinin de adil yargılanma hakkının önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.

Bloga dön