Deniz taşımacılığında yük hasarı — Av. Gizem Gonce

Gemi Yükü Hasarında Taşıyanın Sorumluluğu

EREN & GONCE · HUKUK GÜNDEMİ

Deniz yoluyla taşınan yükün hasarlanması, eksik teslim edilmesi veya tamamen kaybolması hâlinde zararı kim karşılayacak? İthalat ve ihracat yapan şirketler açısından büyük ekonomik kayıplara yol açabilen yük hasarlarında taşıyanın sorumluluğu hangi koşullarda doğuyor?

Uluslararası ticarette deniz taşımacılığı büyük önem taşıyor. Ancak yükün gemiye teslim edilmesinden alıcıya ulaştırılmasına kadar geçen süreçte meydana gelen hasarlar, taşıyan, yükleten, gönderilen, sigortacı ve diğer ilgililer arasında hukuki uyuşmazlıklara neden olabiliyor.

Taşıyan kimdir ve hangi yükümlülükleri vardır?

Taşıyan, deniz yoluyla eşya taşıma taahhüdünde bulunan kişidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1178. maddesi uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük yalnızca geminin seyir güvenliğiyle sınırlı değildir. Eşyanın yüklenmesi, istifi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılması da taşıyanın sorumluluk alanında değerlendirilebilir.

Gemiye yüklenen mal hasarlanırsa taşıyan her durumda sorumlu mudur?

Hayır. Taşıyanın sorumluluğunun doğması için kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir. TTK m.1178 kapsamında eşyanın ziyaı, hasarı veya geç tesliminden kaynaklanan zarar bakımından, zararın eşyanın taşıyanın hâkimiyeti altında bulunduğu dönemde meydana gelmiş olması önemlidir. Bununla birlikte taşıyan, kanunda düzenlenen sorumluluktan kurtulma sebeplerinden birinin somut olayda bulunduğunu ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabilir veya sorumluluğu sınırlandırılabilir.

Taşıyan hangi durumlarda sorumluluktan kurtulabilir?

Türk Ticaret Kanunu'nda taşıyanın sorumluluktan kurtulabileceği bazı özel hâller düzenlenmiştir. Örneğin belirli deniz tehlikeleri, yükün kendi niteliğinden kaynaklanan bozulmalar veya yükletenin ya da gönderilenin fiil ve ihmalleri somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Ancak taşıyanın her olayda yalnızca denizde meydana gelen bir tehlikeyi ileri sürmesi yeterli değildir. İleri sürülen sebep ile zarar arasındaki bağlantı ve kanuni koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.

Yükün hasarlı teslim edilmesi hâlinde hangi belgeler önemlidir?

Bu tür uyuşmazlıklarda taşıma senedi, konişmento, yükleme ve boşaltma tutanakları, teslim belgeleri, ekspertiz raporları, fotoğraflar, rezerv kayıtları, survey raporları ve taraflar arasındaki yazışmalar büyük önem taşır. Özellikle yükün hangi aşamada hasar gördüğünün belirlenmesi, sorumluluğun tespiti bakımından kritik öneme sahiptir.

Yük hasarı fark edildiğinde ilk olarak ne yapılmalı?

Hasar teslim sırasında fark edilmişse durum derhâl kayıt altına alınmalı, teslim belgelerine gerekli çekinceler yazılmalı ve mümkünse bağımsız bir survey incelemesi yaptırılmalıdır. Hasarın sonradan ortaya çıkması hâlinde de taşıyana ve ilgili taraflara gecikmeden yazılı bildirim yapılması önemlidir. Bildirim süreleri ve ispat yükümlülükleri bakımından TTK'nın ilgili hükümleri ile uygulanacak uluslararası sözleşmeler birlikte değerlendirilmelidir.

Yük hasarında taşıyana başvuru süresi nedir?

TTK m.1188 kapsamında taşıyana karşı zıya, hasar ve geç teslimden doğan tazminat istemleri bakımından kural olarak bir yıllık hak düşürücü süre vardır. Bu süre zamanaşımıyla aynı hukuki sonuçlara sahip değildir. Teslim veya teslim edilmesi gereken tarih, ihbar yükümlülükleri, uygulanacak taşıma rejimi ve sürenin uzatılmasına ilişkin kurallar birlikte incelenmelidir. Zamanında dava veya geçerli tahkim yoluna başvuru bakımından gecikmeden dosya değerlendirilmelidir.

Uluslararası taşımacılıkta yalnızca Türk hukuku mu uygulanır?

Her zaman değil. Taşımanın güzergâhı, tarafların yerleşim yerleri, taşıma sözleşmesi ve konişmentodaki hukuk ve yetki kayıtları önemlidir. Somut olayın özelliklerine göre Türk Ticaret Kanunu'nun yanı sıra uluslararası sözleşmeler ve yabancı hukuk kuralları da gündeme gelebilir.

Yük sigortası varsa taşıyana başvuruya gerek kalmaz mı?

Yük sigortası, sigortalının zararının poliçe kapsamındaki bölümünün karşılanmasını sağlayabilir. Ancak sigortacının ödeme yapması hâlinde, kanuni koşullarla zarardan sorumlu kişilere rücu hakkı gündeme gelebilir. Bu nedenle sigorta şirketi ile taşıyan arasındaki hukuki ilişki de ayrıca değerlendirilmelidir.

Av. Gizem Gonce’nin değerlendirmesi

** “Deniz taşımacılığında yük hasarı uyuşmazlıkları, yalnızca hasarın meydana gelmiş olmasına bakılarak çözülemez. Hasarın hangi aşamada gerçekleştiği, taşıyanın yükümlülükleri, konişmento hükümleri, uygulanacak hukuk ve zamanaşımı süreleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle uluslararası ticaret yapan şirketlerin delilleri zamanında toplaması ve haklarını süresi içinde ileri sürmesi büyük önem taşır.

Back to blog