Hukuki Uyuşmazlıklar: 10 Konuda 100 Soru ve Cevap
1. Kira hukuku ve kiracının tahliyesi
1. Ev sahibi kiracıyı hangi şartlarda tahliye edebilir?
Ev sahibi, kiracıyı yalnızca kira sözleşmesinin sona erdiğini veya daha yüksek kira almak istediğini ileri sürerek her durumda tahliye edemez. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen ihtiyaç, yeniden inşa veya esaslı imar, geçerli tahliye taahhüdü, kira bedelinin ödenmemesi ve kanunda öngörülen diğer tahliye sebeplerinin şartları oluşmalıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında çoğu uyuşmazlık için dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk uygulanır. Tahliye sebebine göre süreler değiştiğinden somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
2. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası nasıl açılır?
Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesine göre kiraya veren; kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin gerçek konut ya da işyeri ihtiyacını kanıtlayarak tahliye isteyebilir. Belirli süreli sözleşmelerde kural olarak sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açılmalıdır. Zorunlu arabuluculuk başvurusu da doğru süre içinde yapılmalıdır. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı delillerle değerlendirilir.
3. Kira tespit davası ne zaman açılır?
Kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi için kira tespit davası açılabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 344 ve 345. maddeleri uygulanır. Beş yıldan kısa süreli kira ilişkilerinde artış, kural olarak on iki aylık TÜFE ortalamasını aşamaz; beş yıldan sonra hâkim emsal kiraları ve hakkaniyeti de değerlendirir. Yeni kira döneminde geçerli olması istenen tespit için dava açma ve yazılı bildirim zamanlaması önemlidir. Dava öncesinde kural olarak arabulucuya başvurulmalıdır.
4. Kira artış oranı nasıl hesaplanır?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kararlaştırılan artış, kural olarak bir önceki kira yılının on iki aylık TÜFE ortalamasını aşamaz. Geçici yüzde 25 sınırı 1 Temmuz 2024 itibarıyla sona ermiştir. Beş yılı aşan kira ilişkilerinde kira bedelinin mahkemece belirlenmesi farklı ölçütlere tabi olabilir. Sözleşme başlangıç tarihi, yeni kira dönemi ve tarafların anlaşması dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
5. Tahliye taahhütnamesi hangi şartlarda geçerlidir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1. maddesi uyarınca kiracının, kiralananın tesliminden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi gerekir. Kiracı belirtilen tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, o tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. Belgenin ne zaman ve hangi koşullarda imzalandığı, boş bırakılan alanlar ve irade sakatlığı iddiaları uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
6. Ev satılırsa kiracı çıkmak zorunda mı?
Hayır. Taşınmazın satılması kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; yeni malik kural olarak kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir. Yeni malik, kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının gerçek konut ya da işyeri ihtiyacı varsa Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesindeki koşullarla tahliye isteyebilir. Bu yolda edinme tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim ve kanunda belirtilen dava zamanı önemlidir. Diğer tahliye sebepleri de olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
7. Kiracı kira ödemezse ne olur?
Kiraya veren kira alacağı için icra takibi başlatabilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında ödeme emriyle tanınan süre, itiraz ve tahliye talebi bakımından takip türü ve kanuni şartlar önemlidir. Kiracıya iki haklı ihtar oluşması da belirli şartlarla tahliye sebebi olabilir. Borcun ödenmesi, itiraz edilmesi veya tahliye talebinin sonuçları dosyanın niteliğine göre değişir. Tebligat alındığında süre geçirilmeden hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
8. Kira borcu nedeniyle icra takibi gelirse ne yapılmalı?
Öncelikle ödeme emrinin türü, tebliğ tarihi, talep edilen kira dönemleri ve borç miktarı kontrol edilmelidir. Genel ilamsız takipte itiraz süresi kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür; kiralanan taşınmazların kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliyesinde özel takip hükümleri uygulanabilir. Her dosyada aynı süre ve sonuç geçerli değildir. Borcun ödendiğini gösteren dekontlar ve kira kayıtları saklanmalı, sürelere uygun hareket edilmelidir.
9. Kiracı depozitosunu nasıl geri alabilir?
Kiracı, kira ilişkisi sona erdiğinde taşınmazı sözleşmeye uygun şekilde teslim ettiğini ve depozitodan kesinti yapılmasını gerektiren bir borç ya da zarar bulunmadığını ortaya koyarak güvence bedelinin iadesini isteyebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedelinin kural olarak üç aylık kira bedelini aşamayacağını ve banka hesabına yatırılmasına ilişkin düzenlemeleri içerir. Teslim tutanağı, fotoğraflar ve ödeme kayıtları uyuşmazlıkta önemlidir.
10. Beş yıl dolmadan kira tespit davası açılabilir mi?
Evet, kira bedelinin tespiti için dava açılması her durumda beş yılın dolmasına bağlı değildir. Ancak beş yıl dolmadan yapılacak tespitte uygulanacak ölçütler, beş yılı aşan kira ilişkilerindeki emsal kira ve hakkaniyet değerlendirmesinden farklıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 344 ve 345. maddeleri uyarınca sözleşme hükümleri, artış sınırı, bildirim ve yeni kira döneminin başlangıcı dikkate alınmalıdır. Somut sözleşme incelenmeden kesin bir artış sonucu söylenemez.
2. Boşanma, nafaka ve velayet
11. Boşanma davası ne kadar sürer?
Boşanma davasının süresi; tarafların anlaşmalı veya çekişmeli boşanma yolunu tercih etmesine, delillerin toplanmasına, tanıkların dinlenmesine, bilirkişi incelemesine ve kanun yollarına başvurulmasına göre değişir. Anlaşmalı boşanmada Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesindeki koşulların sağlanması ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir. Çekişmeli davalar daha uzun sürebilir. Bu nedenle her dosya için kesin bir sonuçlanma süresi vermek mümkün değildir.
12. Anlaşmalı boşanma şartları nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine göre evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir. Hâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Gerekirse protokolde değişiklik önerebilir. Tarafların kabulü olmadan anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.
13. Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır?
Çekişmeli boşanma davası, kanunda öngörülen boşanma sebeplerine dayanılarak görevli aile mahkemesinde açılır. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını düzenler; zina, hayata kast ve diğer özel boşanma sebepleri için farklı koşullar bulunur. Dilekçede olaylar, deliller ve talepler açıkça gösterilmelidir. Yetkili mahkeme, kural olarak eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
14. Nafaka nasıl hesaplanır?
Nafaka için tüm dosyalarda geçerli sabit bir oran bulunmaz. Hâkim; nafakanın türünü, tarafların gelir ve giderlerini, ihtiyaçları, ödeme gücünü ve ilgili yasal koşulları değerlendirir. Çocuk için iştirak nafakası belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ve anne-babanın ekonomik durumları önemlidir. Yoksulluk nafakasında Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki koşullar dikkate alınır. Nafaka miktarı somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
15. Nafaka artırım davası nasıl açılır?
Nafaka miktarının belirlenmesinden sonra ekonomik ve sosyal koşullar önemli ölçüde değişmişse artırım talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi, irat biçiminde ödenen nafakanın koşullar değiştiğinde artırılması veya azaltılmasına ilişkin düzenlemeler içerir. Gelir belgeleri, giderler, çocuğun eğitim ve sağlık masrafları gibi deliller sunulabilir. Artırım kendiliğinden gerçekleşmez; mahkemeden talep edilmesi gerekir.
16. Boşanmada ev ve araba nasıl paylaşılır?
Boşanmada mal paylaşımı, tapunun veya aracın kimin adına kayıtlı olduğuna bakılarak tek başına belirlenmez. Eşlerin tabi olduğu mal rejimi, edinim tarihi, malın hangi kaynakla alındığı, kişisel mal olup olmadığı ve varsa borçlar değerlendirilir. Yasal mal rejimi kural olarak edinilmiş mallara katılmadır; ancak somut olayda farklı bir mal rejimi sözleşmesi bulunabilir. Mal rejiminin tasfiyesi talepleri boşanma davasından ayrı değerlendirmeye tabi olabilir.
17. Düğünde takılan altınlar kime aittir?
Düğünde takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğu; takının niteliği, kime takıldığı, tarafların anlaşması ve somut olayda uygulanacak güncel içtihatlar dikkate alınarak belirlenir. Her düğün takısının otomatik olarak aynı kişiye ait olduğu söylenemez. Takıların kimde kaldığı, bozdurulup bozdurulmadığı ve hangi amaçla kullanıldığı da uyuşmazlıkta önem taşıyabilir. Fotoğraf, video, tanık ve diğer belgeler delil olarak değerlendirilebilir.
18. Velayet hangi durumlarda anneye verilmez?
Velayet, kural olarak anneye veya babaya cinsiyeti nedeniyle otomatik olarak verilmez. Mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ebeveynlerin bakım koşulları, güvenlik ve gelişim imkânları ile gerektiğinde uzman raporlarını değerlendirir. Bir ebeveynin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez. Karar, her olayın koşullarına göre verilir.
19. WhatsApp mesajları boşanma davasında delil olur mu?
WhatsApp mesajları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve uyuşmazlıkla ilgiliyse boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir. Mesajların gerçekliği, bütünlüğü, kimin tarafından gönderildiği ve elde edilme yöntemi önemlidir. Hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılması sorun yaratabilir. Ekran görüntülerinin yanında cihazdaki kayıtlar, uzman incelemesi ve diğer deliller de değerlendirilebilir. Mesajların varlığı tek başına davanın sonucunu belirlemez.
20. Boşanmada maddi ve manevi tazminat nasıl alınır?
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesine göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya neden olan olaylar kişilik haklarına saldırı oluşturmuşsa manevi tazminat da talep edilebilir. Kusur, zarar, olaylarla zarar arasındaki bağlantı ve diğer yasal koşullar değerlendirilir. Tazminat otomatik olarak doğmaz; talep ve deliller önemlidir.
3. Miras hukuku ve miras paylaşımı
21. Miras kalan evin tapusu nasıl alınır?
Miras bırakanın ölümüyle miras, kanundaki esaslar çerçevesinde mirasçılara geçer; tapu sicilindeki intikal işlemi için mirasçılık belgesi ve ilgili tapu başvurusu gerekir. Veraset ve intikal vergisine ilişkin yükümlülükler de ayrıca değerlendirilmelidir. Birden fazla mirasçı varsa taşınmaz, paylaşım yapılıncaya kadar miras ortaklığı kapsamında olabilir. İntikal işlemi tek başına taşınmazın fiziksel olarak bölünmesi veya belirli bir mirasçıya özgülenmesi anlamına gelmez.
22. Mirasçılardan biri evi satmak istemezse ne olur?
Mirasçılar anlaşarak paylaşım yapamıyorsa ortaklığın giderilmesi yolu gündeme gelebilir. Taşınmazın aynen bölünmesi mümkün ve hukuken uygunsa bu seçenek değerlendirilir; değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilebilir. Miras payları, taşınmazın niteliği ve ilgili usul hükümleri önemlidir. Taşınmazın satılması her durumda ilk seçenek değildir; somut koşullar incelenir.
23. Ortaklığın giderilmesi davası nasıl açılır?
Paylı mülkiyet veya miras ortaklığı kapsamında ortaklığın sona erdirilmesi için ilgili mahkemede dava açılabilir. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin görev ve yetkisi ile dava şartı arabuluculuk kuralları dikkate alınmalıdır. Taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir. Tapu kayıtları, mirasçılık belgesi ve pay durumunu gösteren belgeler dosya açısından önemlidir.
24. Muris muvazaası davası nedir?
Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı satış gibi göstermesi iddiasıyla gündeme gelir. Koşulları oluşmuşsa tapu iptali ve tescil talep edilebilir. İşlemin gerçek niteliği, tarafların ilişkileri, bedel, ödeme durumu ve olayların bütünü değerlendirilir. Her düşük bedelli satış muris muvazaası sayılmaz. Dava hakkı ve talep kapsamı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
25. Mirasçılık belgesi nasıl alınır?
Mirasçılık belgesi, kişinin yasal veya atanmış mirasçılarını ve miras paylarını gösteren belgedir. Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi kapsamında noterlikten veya sulh hukuk mahkemesinden alınması mümkün olabilir. Ancak yabancılık unsuru, soybağı uyuşmazlığı veya mirasçılığın belirlenmesini zorlaştıran durumlarda noter yolu uygun olmayabilir. Belge, tek başına mirasın paylaşılmış olduğu anlamına gelmez.
26. Miras nasıl reddedilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesine göre miras, kural olarak mirasçı tarafından miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde reddedilebilir. Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır. Kanunda bazı mirasçılar ve durumlar için özel kurallar bulunabilir. Mirasın kabulü anlamına gelebilecek işlemler ve sürenin başlangıcı önemlidir; borca batıklık hâlinde hükmen ret koşulları ayrıca değerlendirilir.
27. Saklı pay nedir, nasıl korunur?
Saklı pay, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü sınırlayan ve kanunda belirli mirasçılar lehine korunan miras payıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 505 ve devamı maddeleri uyarınca saklı paylı mirasçılar ve oranlar belirlenir. Saklı pay ihlal edilmişse koşullarına göre tenkis davası gündeme gelebilir. Mirasın açılması, öğrenme ve diğer yasal süreler önemlidir; her mirasçı saklı paylı mirasçı değildir.
28. Vasiyetname nasıl hazırlanır?
Türk Medeni Kanunu vasiyetnamenin resmî, el yazılı ve sözlü türlerini düzenler; her türün şekil ve geçerlilik koşulları farklıdır. El yazılı vasiyetnamenin baştan sona miras bırakanın el yazısıyla yazılması, tarih içermesi ve imzalanması gerekir. Resmî vasiyetnamede kanuni şekil koşullarına uyulmalıdır. Geçerlilik, ehliyet ve saklı pay sınırlamaları dikkate alınmalı; uyuşmazlık ihtimali varsa metin hukuki açıdan incelenmelidir.
29. Miras kalan banka hesabındaki para nasıl alınır?
Mirasçılar genellikle mirasçılık belgesi ve bankanın talep ettiği diğer belgelerle başvuru yapar. Banka, mirasçıları ve paylarını doğrulayabilir; vergi yükümlülüklerine ilişkin belgeler de istenebilir. Birden fazla mirasçı bulunuyorsa paranın paylaşımı miras payları ve ilgili hukuki kurallara göre yapılır. Hesap üzerindeki bloke veya uyuşmazlıklar süreci etkileyebilir.
30. Miras paylaşımına itiraz edilebilir mi?
Miras paylaşımı hukuka aykırı yapılmışsa, mirasçının hakkına göre paylaşmanın iptali, tenkis, tapu iptali ve tescil veya başka talepler gündeme gelebilir. Hangi davanın uygun olduğu, paylaşmanın sözleşmeyle mi yoksa mahkeme kararıyla mı yapıldığına ve iddia edilen hukuka aykırılığa bağlıdır. Her uyuşmazlık için aynı süre uygulanmaz; belgeler ve işlem tarihi incelenmelidir.
4. İş hukuku ve işçi alacakları
31. Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
Kıdem tazminatı, kural olarak aynı işverene bağlı en az bir yıllık kıdemin bulunması ve iş sözleşmesinin kanunda öngörülen hak kazandırıcı nedenlerden biriyle sona ermesi hâlinde gündeme gelir. Hesaplamada kıdeme esas süre ve giydirilmiş brüt ücret dikkate alınır; ilgili dönemin kıdem tazminatı tavanı da uygulanır. Her istifa veya işten ayrılma kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. Fesih nedeni ve çalışma kayıtları incelenmelidir.
32. İhbar tazminatı nasıl hesaplanır?
Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bildirimli fesih için 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesindeki kıdeme bağlı ihbar süreleri uygulanır. Bildirim süresine uyulmaması hâlinde, şartları varsa ihbar tazminatı gündeme gelir. Süreler kıdeme göre iki, dört, altı veya sekiz hafta olabilir. Deneme süresi, haklı nedenle derhal fesih ve özel durumlar sonucu etkileyebilir. Hesaplamada ücret ve kanuni esaslar dikkate alınır.
33. İstifa eden işçi tazminat alabilir mi?
İstifa eden işçi her durumda kıdem tazminatı alamaz; ancak işçinin kanunda öngörülen haklı nedenle fesih, askerlik, emeklilik koşulları veya kadın işçinin evlilik nedeniyle kanuni süre içinde ayrılması gibi özel durumlarda kıdem tazminatı hakkı doğabilir. İhbar tazminatı bakımından da fesih biçimi ve bildirim kuralları önemlidir. İstifa dilekçesinin içeriği kadar gerçek fesih nedeni ve deliller de değerlendirilir.
34. İşe iade davası nasıl açılır?
İş güvencesi hükümlerinin uygulanması için işçinin ve işyerinin kanuni koşulları taşıması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılabilir. İşçinin kıdemi, işyerindeki çalışan sayısı, sözleşmenin niteliği ve fesih nedeni değerlendirilir.
35. Fazla mesai nasıl ispatlanır?
Fazla çalışma iddiası; işyeri giriş çıkış kayıtları, puantajlar, vardiya çizelgeleri, elektronik yazışmalar, tanık anlatımları ve diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabilir. Genel kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışma fazla çalışma sayılır; kanuni istisnalar ve sözleşme hükümleri ayrıca incelenir. Fazla çalışma ücretinin hesabında saatlik ücret ve yasal zam oranı dikkate alınır. Her işyerinde aynı çalışma düzeni bulunmadığından somut kayıtlar önemlidir.
36. Kullanılmayan yıllık izin ücreti nasıl alınır?
İş sözleşmesi sona erdiğinde hak kazanılmış ancak kullanılmamış yıllık izin sürelerinin ücreti, kanuni esaslara göre son ücret üzerinden ödenir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesi bu konuyu düzenler. İş ilişkisi devam ederken yıllık izin hakkı kural olarak para ödenerek ortadan kaldırılamaz. İzin kayıtları ve ücret belgeleri önemlidir. Yıllık izin ücreti alacağı için zamanaşımı, kural olarak iş sözleşmesinin sona ermesiyle işlemeye başlar.
37. İş yerinde mobbing nasıl ispatlanır?
Mobbing iddiasında işçiye yönelik sistematik, süreklilik gösteren ve kişilik haklarını veya çalışma yaşamını etkileyen davranışlar önemlidir. E-posta, mesaj, görev değişiklikleri, performans kayıtları, tanık anlatımları ve sağlık kayıtları olayın niteliğine göre değerlendirilebilir. Her işyeri anlaşmazlığı veya tek seferlik tartışma hukuken mobbing sayılmaz. İşçinin hangi hukuki taleplerde bulunabileceği, davranışların niteliği ve oluşan zarara göre belirlenir.
38. İşten çıkarılan işçi ne yapmalı?
İşçi öncelikle fesih bildirimi, iş sözleşmesi, bordrolar, banka kayıtları ve çalışma süresine ilişkin belgeleri saklamalıdır. İşe iade talebinde bir aylık arabuluculuk süresi gibi özel süreler söz konusu olabilir; işçilik alacakları için de farklı zamanaşımı ve başvuru kuralları uygulanır. Fesih nedeninin haklı veya geçerli olup olmadığı ve kıdem, ihbar, izin, ücret gibi alacakların doğup doğmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
39. Maaş eksik veya geç ödeniyorsa ne yapılabilir?
İşçi, ücret alacağının ödenmesini talep edebilir; bordro, banka kayıtları, iş sözleşmesi ve yazışmalar delil olarak kullanılabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, ücretin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesi gibi durumlarda işçinin haklı nedenle fesih hakkı bakımından önem taşır. Fesih kararı verilmeden önce somut koşulların değerlendirilmesi gerekir; yanlış fesih işlemi hak kaybına yol açabilir.
40. İşçilik alacaklarında zamanaşımı kaç yıldır?
İşçilik alacaklarının zamanaşımı alacağın türüne ve doğum tarihine göre değişebilir. Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi birçok alacak bakımından genel olarak beş yıllık zamanaşımı söz konusudur; ancak başlangıç tarihi ve özel düzenlemeler önemlidir. Arabuluculuğa başvurulması zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından kanuni sonuçlar doğurabilir. Alacağın türü belirlenmeden tek bir süreye dayanmak doğru değildir.
5. İcra hukuku ve borç uyuşmazlıkları
41. İcra takibi gelirse ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin hangi takip türünde düzenlendiği, hangi borcun talep edildiği ve tebliğ tarihi öncelikle incelenmelidir. İtiraz süresi takip türüne göre değişebilir; genel ilamsız takipte kural olarak yedi gündür. Borç kısmen doğruysa kısmi itirazın kapsamı açıkça belirtilmelidir. Ödeme emrinin görmezden gelinmesi, takibin kesinleşmesine ve haciz işlemlerine yol açabilir.
42. Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?
Genel ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Kambiyo senetlerine özgü takip, kira alacağı nedeniyle tahliye takibi ve ilamlı icra gibi takip türlerinde farklı süre ve usuller vardır. Tebligatın usulüne uygun olup olmadığı da süre hesabını etkileyebilir. Bu nedenle ödeme emrinin türü kontrol edilmelidir.
43. Maaşın ne kadarı haczedilebilir?
Maaş haczinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi ve özel düzenlemeler dikkate alınır. Genel kural, ücretin haczedilebilir kısmının dörtte birden az olmamasıdır; nafaka alacakları ve kanundaki diğer özel durumlar farklı sonuç doğurabilir. Kesinti, işçinin ücretinin niteliği ve dosyanın durumuna göre değerlendirilir. Her borç için ücretin tamamının haczedilebileceği söylenemez.
44. Borç ödendikten sonra haciz nasıl kaldırılır?
Borç tamamen ödendiyse, dosya hesabı ve varsa faiz, harç ve masraflar kontrol edilerek icra dosyasına ödeme belgesi sunulabilir. İlgili haczin kaldırılması için icra dairesine başvurulması ve ilgili kurumlara müzekkere yazılması gerekebilir. Birden fazla alacaklı veya başka dosyalardan konulmuş hacizler varsa bir dosyanın ödenmesi tüm hacizleri otomatik olarak kaldırmaz.
45. İcra takibine itiraz nasıl yapılır?
İtiraz, takip türüne göre yetkili icra dairesine ve kanuni süre içinde yapılmalıdır. Genel ilamsız takipte borca, imzaya veya yetkiye itiraz gibi farklı itiraz türleri söz konusu olabilir. İtirazın kapsamı açıkça belirtilmeli ve gerektiğinde dayanak belgeler sunulmalıdır. Süre geçirilmişse gecikmiş itiraz veya başka bir hukuki yolun uygulanabilirliği özel koşullara bağlıdır.
46. İcra takibinde imzaya itiraz nasıl yapılır?
İmzaya itiraz, özellikle adi senede dayalı takiplerde borçlunun senetteki imzayı kabul etmediğini ileri sürmesi anlamına gelebilir. İtirazın hangi icra takibinde yapıldığı önemlidir; kambiyo senetlerine özgü takiplerde özel hükümler uygulanır. İmza incelemesi ve itiraz süresi dosyanın sonucunu etkileyebilir. İtirazın açık ve usulüne uygun şekilde yapılması gerekir.
47. Haksız icra takibine karşı ne yapılabilir?
Borçlu olmadığını düşünen kişi, takip türüne uygun biçimde süresinde itiraz edebilir veya koşulları varsa menfi tespit davası açabilir. Borç ödendikten sonra takip sürdürülüyorsa istirdat davası gündeme gelebilir. Haksız takip nedeniyle tazminat talebi ise ayrıca yasal koşullara bağlıdır. Hangi yolun uygun olduğu, takibin kesinleşip kesinleşmediğine ve ödeme yapılıp yapılmadığına göre değişir.
48. İhalenin feshi davası hangi durumlarda açılır?
İcra yoluyla yapılan ihalenin kanuna aykırı şekilde gerçekleştirilmesi, ilan ve satış işlemlerindeki önemli usulsüzlükler veya ihalenin sonucunu etkileyen hukuka aykırılıklar belirli koşullarda ihalenin feshi talebine dayanak olabilir. Başvuru süresi, başvuru hakkı olan kişiler ve harç gibi usul koşulları 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenir. Süreler kısa olabileceğinden satış dosyası ve ihale tarihi hızla incelenmelidir.
49. Borçlu olmadığım hâlde icra takibi başlatılırsa ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin tebliği üzerine takip türüne uygun itiraz süresi kaçırılmamalıdır. Genel ilamsız takipte borca itiraz kural olarak yedi gün içinde yapılır. Borcun bulunmadığı iddiası, takibin aşamasına göre menfi tespit davasıyla da ileri sürülebilir. Borç ödenmişse ve ödeme sonrasında takip konusu yapılmışsa farklı talepler gündeme gelebilir. Dekont, sözleşme ve yazışmalar saklanmalıdır.
50. İcra dosyası nasıl kapatılır?
İcra dosyasının kapanması için asıl alacakla birlikte dosyada talep edilebilen faiz, harç ve masrafların duruma göre ödenmesi veya alacaklının alacağın sona erdiğini bildirmesi gerekebilir. Ödeme sonrası dosya hesabı kontrol edilmeli ve hacizlerin kaldırılması gerekiyorsa ayrıca işlem yapılmalıdır. Dosyanın borç yönünden kapanması, farklı dosyalardaki hacizleri kendiliğinden kaldırmayabilir.
6. Tapu, taşınmaz ve gayrimenkul hukuku
51. Tapu iptal ve tescil davası nedir?
Tapu iptal ve tescil davası, tapu sicilindeki kaydın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla mevcut kaydın iptal edilmesi ve hakkın sahibi adına tescil yapılması için açılır. Muvazaa, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik ve geçersiz işlem gibi farklı hukuki sebepler ileri sürülebilir. Görevli mahkeme, zamanaşımı veya hak düşürücü süre ve ispat kuralları dava sebebine göre değişebilir.
52. Hisseli tapu nasıl satılır?
Paylı mülkiyette pay sahibi, kural olarak kendi payını devredebilir. Ancak payın üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşların Türk Medeni Kanunu’nun 732 ve devamı maddelerinde düzenlenen yasal önalım hakkı gündeme gelebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise tek bir mirasçının belirli taşınmaz payını tek başına devretmesi aynı şekilde mümkün olmayabilir. Tapudaki mülkiyet türü ve satışın niteliği incelenmelidir.
53. İzaleişuyu davası nedir?
İzaleişuyu, ortaklığın giderilmesi davasının yaygın kullanılan adıdır. Paydaşlar veya mirasçılar taşınmazın paylaşımı konusunda anlaşamazsa ortaklığın sona erdirilmesi istenebilir. Taşınmaz aynen bölünebiliyorsa taksim, uygun değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesi değerlendirilebilir. Taşınmazın niteliği, pay oranları ve dava şartı arabuluculuk kuralları önemlidir.
54. Önalım (şufa) hakkı nedir?
Yasal önalım hakkı, paylı mülkiyette bir payın üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşlara belirli şartlarla o payı öncelikle satın alma imkânı verir. Türk Medeni Kanunu’nun 732 ve devamı maddeleri uygulanır. Satışın paydaşlar arasında yapılması, satışın niteliği, bildirim ve dava süresi gibi unsurlar önemlidir. Güncel yasal süreler ve ilgili değişiklikler somut satış tarihi üzerinden kontrol edilmelidir.
55. Tapu kaydındaki yanlışlık nasıl düzeltilir?
Tapu sicilindeki yanlışlığın niteliğine göre idari düzeltme veya mahkemede dava yolu gündeme gelebilir. Basit maddi hatalar ile mülkiyet hakkını etkileyen uyuşmazlıklar aynı usule tabi değildir. Hatanın kaynağı, dayanak belgeler ve mevcut tapu kayıtları incelenmelidir. Mülkiyetin kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık varsa yalnızca idari başvuru yeterli olmayabilir.
56. Ecrimisil davası nasıl açılır?
Ecrimisil, taşınmazın hak sahibinin izni olmadan haksız şekilde kullanılması nedeniyle talep edilebilen tazminattır. Taşınmaz üzerindeki hak, haksız kullanım dönemi, kullanımın kapsamı ve talep edilen bedel delillerle ortaya konulmalıdır. Paydaşlar arasındaki uyuşmazlıklarda kullanım biçimi ve diğer paydaşların durumu ayrıca değerlendirilir. Ecrimisil talebiyle birlikte veya ayrı olarak başka davalar da gündeme gelebilir.
57. Bir kişi başkasının arsasına ev yaparsa ne olur?
Başkasına ait arazi üzerine yapı yapılması, Türk Medeni Kanunu’nun 722 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilebilir. Yapının malzemesi, arazi mülkiyeti, iyi veya kötü niyet ve tarafların koşulları; yapının kaldırılması, mülkiyetin durumu ve tazminat taleplerini etkileyebilir. Her olayda yapının otomatik olarak yıkılacağı veya yapan kişiye ait olacağı söylenemez. Tapu, ruhsat ve inşaat belgeleri incelenmelidir.
58. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilebilir mi?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin sona erdirilmesi; sözleşmenin hükümlerine, tarafların temerrüdüne, inşaatın tamamlanma seviyesine ve uygulanacak hukuki kurallara bağlıdır. Sözleşmenin feshi, dönme, tapu devrinin geri alınması ve tazminat talepleri farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Noter şekli ve tapu işlemleri de önem taşıyabilir. Sözleşme ve mevcut inşaat durumu birlikte değerlendirilmelidir.
59. Kentsel dönüşümde maliklerin hakları nelerdir?
Kentsel dönüşüm sürecinde maliklerin hakları, taşınmazın riskli yapı veya riskli alan kapsamında bulunmasına ve işlemin hangi aşamada olduğuna göre değişir. 6306 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat; tespit, itiraz, yıkım, yeniden yapım, anlaşma ve karar süreçlerini düzenler. Maliklerin tebligatları, kararları ve süreleri dikkatle takip etmesi gerekir. Güncel mevzuat ve uygulama, taşınmazın durumuna göre kontrol edilmelidir.
60. Aile konutu şerhi nasıl konulur?
Aile konutu, eşlerin ortak yaşamlarını sürdürdükleri konuttur. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili bazı işlemlerin yapılmasını sınırlar. Tapu müdürlüğüne aile konutu şerhi başvurusu yapılabilir; gerekli belgeler somut duruma göre değişebilir. Şerh bulunmaması, aile konutuna ilişkin yasal korumanın her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez.
7. Tüketici hukuku
61. Ayıplı ürün iadesi nasıl yapılır?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ürünün kararlaştırılan özellikleri taşımaması veya objektif olarak beklenen nitelikleri karşılamaması ayıplı mal oluşturabilir. Tüketici, koşulları varsa sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarından birini kullanabilir. Hangi hakkın uygulanabileceği ürünün niteliğine, ayıbın durumuna ve kanuni koşullara bağlıdır.
62. Tüketici hakem heyetine nasıl başvurulur?
Tüketici hakem heyetine başvuru, uyuşmazlık bedelinin başvuru yılındaki parasal sınıra uygun olması hâlinde yapılabilir. Başvurular ilgili usule göre e-Devlet/TÜBİS üzerinden veya yetkili başvuru noktalarından gerçekleştirilebilir. Fatura, sözleşme, ödeme belgesi ve satıcıyla yapılan yazışmalar eklenmelidir. Parasal sınırlar her yıl değişebildiğinden başvuru tarihindeki güncel sınır kontrol edilmelidir.
63. İnternetten alınan ürün kaç gün içinde iade edilir?
Mesafeli sözleşmelerde tüketici, kanundaki istisnalar dışında, kural olarak malı teslim aldığı tarihten itibaren 14 gün içinde cayma hakkını kullanabilir. Cayma bildiriminin süresinde ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerekir. Kişiye özel hazırlanan ürünler, çabuk bozulabilen mallar ve mevzuatta sayılan diğer istisnalar farklı değerlendirilebilir. Her internet alışverişinde koşulsuz iade hakkı bulunduğu varsayılmamalıdır.
64. Garanti süresi dolan ürün tamir edilemiyorsa ne olur?
Garanti süresinin sona ermesi, satıcı veya üreticinin her durumda hiçbir sorumluluğu kalmadığı anlamına gelmez; ancak tüketici haklarının dayanağı ve kapsamı olayın koşullarına göre değişir. Ürünün ayıplı olup olmadığı, yedek parçanın bulunabilirliği, satış tarihi ve ilgili mevzuat incelenmelidir. Garanti yükümlülüğü ile ayıplı maldan doğan sorumluluk birbirinden farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.
65. Ayıplı araç satın aldım, ne yapmalıyım?
Araçta satış sırasında mevcut olan veya kanuni koşullara göre satıcının sorumluluğunu doğuran bir ayıp bulunuyorsa tüketici, olayın niteliğine göre bedel iadesi, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim gibi hakları değerlendirebilir. Ekspertiz raporu, satış ilanı, sözleşme, servis kayıtları ve yazışmalar önemlidir. Satıcının tacir olup olmadığı ve işlemin tüketici işlemi sayılıp sayılmadığı uygulanacak hukuku etkileyebilir.
66. Banka ücret ve masraflarına nasıl itiraz edilir?
Bankanın tahsil ettiği ücretin hukuka uygunluğu, ücretin türüne, sözleşmeye, bilgilendirmeye ve ilgili bankacılık mevzuatına göre değerlendirilir. Öncelikle bankadan ücretin dayanağı ve hesap dökümü istenebilir. Uyuşmazlığın niteliğine ve parasal tutara göre tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi veya diğer başvuru yolları gündeme gelebilir. Her banka ücretinin otomatik olarak iade edilmesi gerektiği söylenemez.
67. İnternet aboneliğinde cayma bedeli hukuka uygun mu?
Cayma bedelinin hukuka uygunluğu; taahhüt koşullarına, tüketiciye sunulan indirim veya faydalara, sözleşmenin sona erme nedenine ve ilgili elektronik haberleşme mevzuatına bağlıdır. Abonelik sözleşmesi, kampanya koşulları ve faturalar incelenmelidir. Tüketici, bedelin hesaplanmasına itiraz edebilir ve uygun başvuru yolunu kullanabilir. Her erken fesihte aynı tutarın istenmesi hukuken doğru olmayabilir.
68. Satıcı ürünün parasını iade etmiyorsa ne yapılabilir?
Tüketici önce iade talebini, dayanağını ve satıcıya yapılan bildirimi belgelemelidir. Uyuşmazlığın parasal sınırı ve niteliğine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir; tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce kural olarak arabuluculuk dava şartı uygulanır, ancak kanuni istisnalar vardır. Başvuruya fatura, ödeme belgesi ve yazışmalar eklenmelidir.
69. Devre mülk sözleşmesinden nasıl dönülür?
Devre tatil ve devre mülk sözleşmelerinde cayma, fesih ve sözleşmenin geçersizliği bakımından özel tüketici mevzuatı uygulanabilir. Sözleşmenin türü, imzalanma tarihi, ön bilgilendirme, cayma bildirimi ve tesisin niteliği incelenmelidir. Cayma süresi ve sonuçları sözleşmenin özelliklerine göre değişebilir. Sözleşme metni görülmeden her tüketicinin aynı sürede ve aynı yöntemle sözleşmeden dönebileceği söylenemez.
70. Ayıplı hizmette tüketicinin hakları nelerdir?
Hizmetin sözleşmeye uygun sunulmaması veya objektif olarak beklenen özellikleri taşımaması durumunda 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici hakları gündeme gelebilir. Hizmetin yeniden görülmesi, ücretsiz onarım, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme gibi seçenekler olayın niteliğine göre değerlendirilebilir. Hizmetin nasıl kararlaştırıldığı, eksikliğin ağırlığı ve tüketicinin zararı önemlidir.
8. Trafik kazası ve sigorta hukuku
71. Araç değer kaybı nasıl alınır?
Trafik kazası sonrası araçta meydana gelen değer kaybı, koşulları varsa kazadan sorumlu kişi veya zorunlu trafik sigortacısından talep edilebilir. Kusur oranı, aracın hasar geçmişi, onarımın niteliği, aracın yaşı ve kilometresi gibi unsurlar değerlendirilir. Başvuruya kaza tespit tutanağı, hasar ve onarım belgeleri ile diğer gerekli kayıtlar eklenmelidir. Talep ve zamanaşımı süreleri somut olay bakımından kontrol edilmelidir.
72. Trafik kazasında maddi tazminat nasıl alınır?
Trafik kazasında araç hasarı, değer kaybı ve koşulları varsa diğer maddi zararlar talep edilebilir. Sorumluluk; kusur durumu, zarar ile kaza arasındaki bağlantı ve Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Zararın belgelerle ortaya konulması önemlidir. Sigortacıya başvuru, tahkim veya dava yolları uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilir.
73. Kasko yoksa araç hasarı kimden alınır?
Kasko sigortasının bulunmaması, kazada karşı tarafın sorumluluğu varsa zarar talep etme imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kusurlu sürücü, işleten ve koşullarına göre zorunlu trafik sigortacısı sorumluluk taşıyabilir. Kusur oranı, poliçe kapsamı ve teminat limitleri önemlidir. Kazada tek taraflı kusur bulunması veya başka bir sorumlunun olmaması hâlinde sonuç farklı olabilir.
74. Sigorta şirketi tazminat ödemezse ne yapılır?
Sigorta şirketinin talebi reddetmesi veya eksik ödeme yapması hâlinde önce ret gerekçesi, poliçe, hasar dosyası ve başvuru belgeleri incelenmelidir. Uyuşmazlığın türüne göre Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme yoluna başvurulabilir. Tahkim için sigorta şirketine önceden başvuru ve ilgili koşulların yerine getirilmesi gerekebilir. Başvuru süreleri ve zamanaşımı ayrıca kontrol edilmelidir.
75. Trafik kazasında kusur oranına nasıl itiraz edilir?
Kusur değerlendirmesinin hatalı olduğu düşünülüyorsa kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, kamera görüntüleri, tanıklar ve teknik raporlar incelenmelidir. Sigorta şirketinin kusur değerlendirmesine karşı ilgili başvuru yolları kullanılabilir; olayın niteliğine göre adli süreçte bilirkişi incelemesi de gündeme gelebilir. Her itiraz otomatik olarak kusur oranını değiştirmez; somut deliller önemlidir.
76. Araç mahrumiyet bedeli nasıl talep edilir?
Kaza nedeniyle aracın kullanılamadığı dönem için, koşulları oluşmuşsa araç mahrumiyet zararı talep edilebilir. Zararın süresi, makul onarım zamanı, kusur ve uygun ikame araç bedeli gibi unsurlar değerlendirilir. Talep, olayın özelliklerine göre sorumlu kişiye veya diğer hukuki muhataplara yöneltilebilir. Her araç sahibi için otomatik olarak belirli günlük tutar ödeneceği söylenemez.
77. Yaralanmalı trafik kazasında tazminat nasıl alınır?
Yaralanmalı kazalarda tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, geçici veya sürekli iş göremezlik ve koşulları varsa manevi tazminat gündeme gelebilir. Maluliyetin tespiti, kusur oranı, gelir durumu ve tıbbi belgeler önem taşır. Sigortaya başvuru ve dava süreçleri, talebin türüne göre farklılık gösterir. Sağlık raporları ve tedavi belgeleri saklanmalıdır.
78. Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvurulur?
Sigorta uyuşmazlığında, ilgili sigorta kuruluşuna gerekli başvurunun yapılması ve mevzuatta aranan koşulların gerçekleşmesi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Başvuruya poliçe, hasar dosyası, ret yazısı, ödeme belgeleri ve uyuşmazlığı açıklayan diğer belgeler eklenir. Tahkimin kapsamı, başvuru koşulları ve karara karşı başvuru yolları uyuşmazlığın türüne ve ilgili mevzuata göre belirlenir.
79. Selde zarar gören araç için tazminat alınabilir mi?
Sel nedeniyle zarar gören aracın hasarı için kasko poliçesi, olayın oluş biçimi ve varsa sorumlu kişi veya idarenin hukuki sorumluluğu incelenmelidir. Kasko teminatı poliçe şartlarına bağlıdır. Kamu kurumunun sorumluluğu iddia ediliyorsa hizmet kusuru, illiyet bağı ve uygulanacak başvuru usulü ayrıca değerlendirilir. Kaskonun bulunmaması tek başına her durumda tazminat hakkı olmadığı anlamına gelmez.
80. Trafik kazası tazminatında zamanaşımı ne kadardır?
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenilmesi, kazanın niteliği ve olayın suç oluşturup oluşturmaması gibi unsurlara göre değişebilir. Karayolları Trafik Kanunu’nda özel düzenlemeler bulunmaktadır. Sigortacıya yöneltilen talepler için de ilgili özel hükümler dikkate alınmalıdır. Süre hesabı somut olay üzerinden yapılmalı; genel bir süreye dayanarak başvuru geciktirilmemelidir.
9. Ceza hukuku ve dijital deliller
81. Hakaret suçunda şikâyet süresi ne kadardır?
Hakaret suçunda şikâyet süresi, suçun şikâyete tabi olup olmadığı ve ilgili istisnalar dikkate alınarak belirlenir. Şikâyete tabi hâllerde genel kural, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık süredir; ancak suçun niteliği ve güncel kanuni düzenlemeler ayrıca kontrol edilmelidir. Şikâyet dilekçesinde olayın tarihi, içeriği, varsa mesajlar ve tanıklar belirtilmelidir.
82. Tehdit suçunun cezası nedir?
Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenir. Suçun oluşup oluşmadığı; söylenen sözlerin içeriği, tehdidin niteliği, kullanılan araç ve olayın koşullarına göre değerlendirilir. Suçun temel ve nitelikli hâlleri farklı yaptırımlar öngörebilir. Her sert söz veya tartışma otomatik olarak tehdit suçu oluşturmaz; somut olayın hukuki değerlendirmesi gerekir.
83. WhatsApp mesajları mahkemede delil olur mu?
WhatsApp mesajları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş, gerçekliği ve bütünlüğü değerlendirilebilir nitelikteyse hukuk veya ceza yargılamasında delil olarak incelenebilir. Mesajın göndericisi, tarih ve içerik, bağlam ve elde edilme yöntemi önemlidir. Ekran görüntüsü tek başına her durumda yeterli olmayabilir. Hukuka aykırı elde edilen veriler bakımından delil yasağı ve ilgili usul kuralları dikkate alınır.
84. İzinsiz ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi?
İzinsiz ses kaydının hukuka uygun delil sayılıp sayılmayacağı, kaydın hangi koşullarda alındığına, özel hayatın gizliliğine, haberleşmenin gizliliğine ve olayın özelliklerine bağlıdır. Kayıt almak her durumda hukuka uygun olmadığı gibi her durumda aynı sonucu doğurmaz. Delilin hukuka aykırı elde edilmesi, ceza ve hukuk yargılamalarında önemli sonuçlar doğurabilir. Kayıt alınmadan önce somut olayın hukuki riskleri değerlendirilmelidir.
85. İnternetten dolandırıldım, ne yapmalıyım?
Ödeme dekontları, ilanlar, yazışmalar, telefon numaraları ve bağlantılar silinmeden saklanmalıdır. Olayın niteliğine göre kolluk birimlerine veya Cumhuriyet başsavcılığına başvuru yapılabilir; banka ya da ödeme kuruluşuyla da gecikmeden iletişime geçilmelidir. Bankanın işlemi geri alabileceği garanti değildir. Hızlı bildirim, bazı işlemlerde zararın büyümesini önleme bakımından önem taşıyabilir.
86. Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçu nedir?
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle hileli davranışlarla haksız yarar sağlanması, olayın koşullarına göre Türk Ceza Kanunu’nun dolandırıcılık ve bilişim suçlarına ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Her çevrim içi uyuşmazlık ceza hukuku anlamında dolandırıcılık değildir; hile, zarar, yarar ve kast gibi unsurlar incelenir. Şikâyet veya ihbarla birlikte dijital delillerin korunması önemlidir.
87. Israrlı mesaj ve aramalar hangi durumlarda suç oluşturur?
Mesaj veya aramaların içeriği, sıklığı, amacı ve kişide oluşturduğu etki önemlidir. Olayın niteliğine göre ısrarlı takip, tehdit, hakaret veya kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarına ilişkin hükümler gündeme gelebilir. Her tekrarlanan mesaj aynı suçu oluşturmaz. Mesaj kayıtları, arama dökümleri ve diğer deliller saklanmalı; somut olayın hangi suç kapsamında değerlendirileceği ayrıca incelenmelidir.
88. Kişisel veriler izinsiz paylaşılırsa ne yapılabilir?
Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması, olayın koşullarına göre 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında sonuç doğurabilir. Verinin niteliği, paylaşımı yapan kişi, işleme amacı ve hukuki dayanak değerlendirilmelidir. İlgili kişi, koşullarına göre veri sorumlusuna başvurabilir ve diğer kanuni yolları kullanabilir. Her paylaşım aynı hukuki sonucu doğurmaz.
89. Şikâyetten vazgeçince ceza davası düşer mi?
Şikâyetten vazgeçmenin davaya etkisi, suçun şikâyete tabi olup olmadığına ve kovuşturmanın hangi aşamada bulunduğuna göre değişir. Şikâyete tabi suçlarda vazgeçme belirli koşullarla davanın düşmesine yol açabilir; kamu adına takip edilen suçlarda ise vazgeçme davayı kendiliğinden sona erdirmeyebilir. Birden fazla sanık veya mağdur bulunması da sonucu etkileyebilir. Vazgeçme beyanının hukuki sonuçları önceden değerlendirilmelidir.
90. Haksız yere suçlandım, ne yapmalıyım?
Hakkında suçlama bulunan kişi, isnadın içeriğini ve dosyadaki delilleri öğrenerek savunmasını hukuka uygun biçimde hazırlamalıdır. Mesajlar, belgeler, kamera görüntüleri ve tanık bilgileri korunmalı; ifade ve savunma aşamalarında haklar kullanılmalıdır. Suçlamanın asılsız olduğunu düşünmek tek başına karşı tarafın iftira suçunu işlediğini göstermez. İftira iddiası için ayrıca kanuni unsurların oluşması gerekir.
10. Aile hukuku, sözleşmeler ve diğer uyuşmazlıklar
91. Mehir senedi geçerli midir?
Mehir senedinin hukuki geçerliliği, belgenin içeriğine, tarafların iradesine, şekil koşullarına ve taahhüdün niteliğine göre değerlendirilir. Belgenin imzalı olması önemli olmakla birlikte, tek başına her durumda alacağın kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez. Mehirin ne olduğu, ne zaman ve hangi koşullarda ödeneceği ile belgenin delil niteliği incelenmelidir. Alacak talebinde zamanaşımı ve görevli mahkeme gibi hususlar ayrıca değerlendirilir.
92. Nişan bozulursa hediyeler geri alınabilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesine göre nişanlılık evlenme dışındaki bir nedenle sona ererse, alışılmışın dışındaki hediyeler koşulları varsa geri istenebilir. Geri verme mümkün değilse kanundaki şartlarla bedel talep edilebilir. Nişanın bozulmasından doğan maddi veya manevi tazminat talepleri ise ayrı şartlara tabidir. Hediyenin niteliği, kimin tarafından verildiği ve nişanın sona erme nedeni önemlidir.
93. Nafaka ödenmezse ne olur?
Mahkeme kararıyla hükmedilen nafaka ödenmezse alacaklı, koşulları çerçevesinde icra takibi başlatabilir. Nafaka borcunun ödenmemesine ilişkin icra ceza mahkemesi başvurusu ise kanundaki özel koşullara tabidir; her gecikme otomatik olarak hapis sonucunu doğurmaz. Nafaka türü, kararın içeriği, ödeme tarihleri ve takip işlemleri incelenmelidir. Borçlu, ödeme yaptığını gösteren belgeleri saklamalıdır.
94. Çocuğun velayeti nasıl değiştirilir?
Velayet kararından sonra koşullar değişmiş ve çocuğun üstün yararı velayetin değiştirilmesini gerektirir hâle gelmişse dava açılabilir. Ebeveynin yaşam koşulları, çocuğun güvenliği, ihtiyaçları, bakım düzeni ve uzman değerlendirmeleri önem taşır. Diğer ebeveynin yeniden evlenmesi veya taraflar arasındaki kişisel anlaşmazlık tek başına velayetin değişmesi için yeterli olmayabilir. Mahkeme somut koşulları değerlendirir.
95. Yardım nafakası kimlerden istenebilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesine göre yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek kişi, kanunda belirtilen yakınlarından yardım nafakası talep edebilir. Yükümlülük özellikle altsoy, üstsoy ve kardeşler bakımından kanuni koşullara tabidir; kardeşlerin sorumluluğunda refah içinde bulunma şartı önemlidir. Talep edenin ihtiyaçları ve yükümlünün ödeme gücü değerlendirilir. Her akraba arasında otomatik nafaka yükümlülüğü bulunmaz.
96. Vasiyetname nasıl iptal edilir?
Vasiyetnamenin iptali, Türk Medeni Kanunu’nun 557 ve devamı maddelerinde belirtilen sebeplerin bulunması hâlinde talep edilebilir. Ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırı içerik ve kanuni şekil koşullarına uyulmaması gibi nedenler somut olayda değerlendirilebilir. İptal davasında kanuni hak düşürücü süreler önemlidir. Vasiyetnamenin saklı payı ihlal etmesi ise her zaman tüm vasiyetnamenin iptalini gerektirmez; tenkis gündeme gelebilir.
97. Sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?
Sözleşmenin tek taraflı feshedilip feshedilemeyeceği, sözleşme türüne, fesih hükümlerine ve ilgili kanuna bağlıdır. Sürekli borç ilişkilerinde, temerrüt veya haklı neden hâllerinde fesih imkânı bulunabilir; ancak her sözleşme için aynı kural uygulanmaz. Fesih bildiriminin şekli, süresi ve karşı tarafa ulaşması önemlidir. Haksız fesih tazminat veya diğer hukuki sonuçlar doğurabilir.
98. Yazılı sözleşme olmadan alacak ispatlanabilir mi?
Evet, bazı alacaklar yazılı sözleşme bulunmasa da hukuken kabul edilebilir delillerle ispatlanabilir. Ancak hukuki işlemin tutarı ve niteliğine göre senetle ispat zorunluluğu ve kanuni istisnalar gündeme gelebilir. Banka dekontları, yazışmalar, faturalar ve tanık beyanları olayın koşullarına göre değerlendirilir. Havale açıklaması tek başına her zaman borcun sebebini kesin olarak ispatlamaz.
99. Manevi tazminat hangi durumlarda talep edilebilir?
Manevi tazminat, kişilik haklarına hukuka aykırı saldırı veya kanunda düzenlenen diğer sorumluluk hâlleri nedeniyle yaşanan manevi zararın giderilmesi amacıyla istenebilir. Hukuki dayanak; olayın niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi, aile hukuku hükümleri veya özel kanunlar olabilir. Saldırı, hukuka aykırılık, zarar ve sorumluluk koşulları değerlendirilir. Her üzüntü veya anlaşmazlık manevi tazminat hakkı doğurmaz.
100. Zorunlu arabuluculuk hangi uyuşmazlıklarda uygulanır?
Zorunlu arabuluculuk, kanunda dava şartı olarak düzenlenen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce başvurulması gereken bir süreçtir. İşçi-işveren alacakları ve işe iade talepleri, birçok kira uyuşmazlığı, ticari uyuşmazlıklar ve tüketici uyuşmazlıklarının belirli bölümleri bu kapsama girebilir. Kanuni istisnalar vardır; her dava için arabuluculuk zorunlu değildir. Uyuşmazlığın konusu, tarafları ve talep türü incelenmelidir.