Velayet, Yabancı Boşanma Kararları ve Soyadı

Genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın koşulları ve mevzuat değişiklikleri sonucu etkileyebilir.

Boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında velayetin belirlenmesi, yabancı mahkemelerce verilen boşanma kararlarının Türkiye’de geçerli hâle getirilmesi, aile konutunun kullanımı ve boşanma sonrasında kadının evlenmeden önceki soyadını kullanması sıkça merak edilen konulardır.

I. Velayet Davaları

1. Velayet davası nedir?

Velayet davası, çocuğun bakımının, eğitiminin, korunmasının ve yetiştirilmesinin hangi ebeveyn tarafından üstlenileceğinin belirlenmesi veya mevcut velayet düzenlemesinin değiştirilmesi amacıyla açılan davadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca mahkeme, velayet konusunda karar verirken çocuğun üstün yararını esas alır. Anne veya babanın kişisel isteklerinden önce çocuğun güvenliği, gelişimi, eğitim koşulları ve duygusal ihtiyaçları değerlendirilir.

2. Velayet hangi durumlarda anneden alınarak babaya verilebilir?

Velayetin babaya verilmesi, çocuğun üstün yararının bunu gerektirdiği durumlarda mümkündür. Mahkeme; çocuğun bakım koşullarını, ebeveynlerin yaşam düzenlerini, çocukla ilişkilerini ve varsa güvenlik risklerini değerlendirir.

Velayetin anneden alınması için yalnızca annenin çalışıyor olması veya babanın daha yüksek gelir elde etmesi yeterli değildir. Esas olan, çocuğun hangi ebeveyn yanında daha sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürdürebileceğidir.

3. Velayet davasında çocuğun görüşü dikkate alınır mı?

Evet. Çocuğun yaşı, olgunluk düzeyi ve kendisini ifade edebilme kapasitesi dikkate alınarak görüşü alınabilir.

Çocuğun görüşü önemli olmakla birlikte, her durumda tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, çocuğun baskı altında kalıp kalmadığını ve açıklamalarının kendi ihtiyaçlarını ne ölçüde yansıttığını da değerlendirebilir.

4. Velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Velayet kararı kesin ve değiştirilemez bir karar değildir. Koşulların önemli ölçüde değişmesi ve değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olması hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.

Örneğin çocuğun bakımının ihmal edilmesi, şiddet veya güvenlik risklerinin ortaya çıkması, ebeveynin yaşam koşullarındaki önemli değişiklikler ya da çocuğun ihtiyaçlarının farklılaşması değerlendirmeye alınabilir.

5. Velayet davasında hangi deliller kullanılır?

Velayet davasında olayın niteliğine göre şu deliller kullanılabilir:

Sosyal inceleme raporları ve uzman değerlendirmeleri,

Okul ve sağlık kayıtları,

Çocuğun yaşam ve bakım koşullarını gösteren belgeler,

Tanık anlatımları,

Şiddet veya ihmal iddialarına ilişkin hukuka uygun deliller,

Ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarını karşılama imkânlarına ilişkin belgeler.

Mahkeme, delilleri bir bütün olarak değerlendirir. Velayet davası bir ebeveynin diğerine üstünlük sağlamasından ziyade çocuğun üstün yararının korunmasına yöneliktir.

II. Boşanma Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Davaları

6. Yabancı ülkede verilen boşanma kararı Türkiye’de geçerli midir?

Yabancı bir mahkeme tarafından verilen boşanma kararının Türkiye’deki etkisi, kararın niteliğine ve Türk hukukundaki tanıma-tenfiz kurallarına göre belirlenir.

Yabancı boşanma kararının nüfus kayıtlarına işlenmesi ve Türkiye’de hukuki sonuç doğurması için gerekli koşulların sağlanması gerekir. Bazı kararlar bakımından nüfus müdürlüğüne başvuru yolu mümkün olabilir; diğer durumlarda mahkemeden tanıma veya tenfiz kararı alınması gerekebilir.

7. Tanıma ve tenfiz davası arasındaki fark nedir?

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi kazanmasını sağlamaya yöneliktir.

Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesini sağlar. Örneğin yabancı bir mahkeme kararında yer alan para ödemesine ilişkin hükmün Türkiye’de icra edilebilmesi için koşullarına göre tenfiz gerekebilir.

Her yabancı boşanma kararı için mutlaka hem tanıma hem de tenfiz davası açılması gerekmez.

8. Yabancı boşanma kararının tanınması için hangi belgeler gerekir?

Genellikle şu belgeler gündeme gelir:

Yabancı mahkeme kararının usulüne uygun örneği,

Kararın kesinleştiğini gösteren belge,

Kararın ve kesinleşme belgesinin gerekli onayları,

Türkçe tercümeler,

Tarafların kimlik ve ilgili nüfus kayıt bilgileri,

Vekâletnameyle işlem yapılıyorsa usulüne uygun vekâletname.

Belgelerin apostil veya başka bir onaya tabi olup olmadığı, ilgili ülke ile Türkiye arasındaki uluslararası düzenlemelere ve somut belgenin niteliğine göre değişebilir.

9. Yabancı boşanma kararının tanınması için Türkiye’de dava açmak zorunlu mudur?

Her durumda zorunlu değildir. Türk hukukunda, yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen ve boşanmaya ilişkin olan bazı kararların nüfus kütüğüne tescili için idari başvuru yolu düzenlenmiştir.

Ancak bu yolun uygulanabilmesi için ilgili kanundaki şartların sağlanması gerekir. İdari yoldan tescil mümkün değilse veya kararın başka hukuki sonuçlarının Türkiye’de ileri sürülmesi gerekiyorsa mahkemeye başvurulması gerekebilir.

10. Tanıma ve tenfiz davası hangi mahkemede açılır?

Tanıma ve tenfiz taleplerinde görevli ve yetkili mahkeme, kararın niteliğine ve uygulanacak mevzuata göre belirlenir. Aile hukukuna ilişkin yabancı boşanma kararlarında görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Yetki bakımından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri dikkate alınır. Dava açılmadan önce kararın türü, kesinleşme durumu ve talep edilen hukuki sonuç netleştirilmelidir.

III. Ortak Konutun Belirlenmesi Davası

11. Ortak konutun belirlenmesi davası nedir?

Ortak konutun belirlenmesi, eşlerin birlikte yaşayacakları konutun belirlenmesine ilişkin aile hukuku uyuşmazlığıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 186. maddesine göre eşler oturacakları konutu birlikte seçerler.

Eşler ortak konut konusunda anlaşamıyorsa veya konutla ilgili uyuşmazlık evlilik birliğini etkiliyorsa, somut olayın niteliğine göre aile mahkemesinden hukuki koruma veya uygun bir karar talep edilmesi gündeme gelebilir.

12. Eşlerden biri diğerinin rızası olmadan ortak konutu değiştirebilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 186. maddesi uyarınca eşler, evlilik birliğini birlikte yönetir ve oturacakları konutu birlikte seçerler.

Bu nedenle ortak konutun değiştirilmesi konusunda eşlerin karşılıklı görüş ve menfaatleri önem taşır. Ancak şiddet, tehdit veya başka bir güvenlik riski varsa kişinin güvenliğini sağlamak amacıyla konuttan ayrılması ayrı değerlendirilir; böyle bir durumda koruyucu tedbirler de gündeme gelebilir.

13. Ortak konutun belirlenmesinde hangi mahkeme görevlidir?

Uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme belirlenir. Aile hukukundan kaynaklanan ve aile mahkemesinin görev alanına giren taleplerde aile mahkemesi görevli olabilir.

Ancak “ortak konutun belirlenmesi” ifadesiyle kastedilen talep; konutun seçilmesi, aile konutunun korunması, konuttan yararlanma veya boşanma sürecinde geçici önlem alınması olabilir. Bu nedenle başvurulacak hukuki yol, somut talebe göre belirlenmelidir.

14. Eşlerden biri ortak konuttan ayrılırsa konuta ilişkin hakları sona erer mi?

Hayır. Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması, tek başına konut üzerindeki bütün haklarının sona erdiği anlamına gelmez.

Konutun mülkiyeti, kira sözleşmesi, aile konutu niteliği, tapu kayıtları ve mahkeme kararları dikkate alınmalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi kapsamında aile konutuna ilişkin koruma koşulları varsa eşin hakları ayrıca değerlendirilebilir.

15. Aile konutu şerhi ile ortak konutun belirlenmesi aynı şey midir?

Hayır. Bunlar farklı hukuki konulardır.

Aile konutu şerhi, aile konutu üzerindeki belirli tasarruflara karşı eşin korunmasını amaçlayan bir tapu kaydıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi kapsamında, koşulları varsa diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutuyla ilgili bazı işlemler yapılamaz.

Ortak konutun belirlenmesi ise eşlerin birlikte yaşayacakları konutun seçilmesiyle ilgilidir. Her konut uyuşmazlığı aile konutu şerhi davası niteliğinde değildir.

IV. Kadının Bekârlık Soyadını Kullanma Davası

16. Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını kullanabilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi uyarınca boşanma hâlinde kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır.

Kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam etmesi ise kanunda belirtilen koşullarla mümkündür. Bu durumda kadın, soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşine zarar vermeyeceğini ispatlamalıdır.

17. Kadın bekârlık soyadını kullanmak için dava açmak zorunda mıdır?

Kural olarak hayır. Boşanma sonrasında kadın, evlenmeden önceki soyadına döner. Bu nedenle bekârlık soyadını kullanmak için ayrıca bir dava açılması genellikle gerekmez.

Ancak nüfus kayıtlarında hata bulunması, farklı bir soyadı talebi veya başka özel hukuki durumların söz konusu olması hâlinde uygulanacak yol değişebilir.

18. Kadın boşandıktan sonra eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmek isterse ne yapmalıdır?

Kadın, Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi uyarınca eski eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşine zarar vermeyeceğini ispatlayarak mahkemeden izin isteyebilir.

Mesleki çevrede tanınma, akademik yayınlar veya uzun süredir kullanılan soyadıyla oluşmuş mesleki kimlik gibi unsurlar somut olayda değerlendirmeye alınabilir. İzin verilmesi otomatik değildir; mahkeme tarafların menfaatlerini birlikte değerlendirir.

19. Kadının bekârlık soyadını kullanma hakkına eski eşi itiraz edebilir mi?

Boşanma sonrasında kadının evlenmeden önceki soyadına dönmesi kuraldır. Eski eşin itirazı, bu kuralı tek başına ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık kadının eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmesine izin verilmişse, eski eş koşulları varsa bu iznin kaldırılmasını talep edebilir. İzin ve itiraz süreçleri birbirinden farklı hukuki değerlendirmelere tabidir.

20. Kadın boşanma sonrasında soyadı değişikliğini nüfus kayıtlarına nasıl işletir?

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra gerekli nüfus kayıt işlemleri, kararın ilgili nüfus kayıtlarına işlenmesi çerçevesinde yürütülür. Kural olarak kadın evlenmeden önceki soyadına döner.

Yabancı ülkede verilen boşanma kararları, soyadı değişikliği ve nüfus kaydı işlemleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Yabancı kararın Türkiye’de tanınması veya ilgili mevzuat kapsamında idari yoldan tescili gerekebilir.

İlgili resmî kaynak: Türk Medeni Kanunu — UYAP. Kaynak bağlantısı, her cevabın ayrı ayrı hukuki denetimden geçtiği anlamına gelmez.

Konunuzu avukatla değerlendirin

Danışmanlık ücretlidir. Randevu oluştururken ödeme alınmaz.

Online randevu →İletişim →Soru Cevap Arşivi →