Kısmi Islahla Dava Dilekçesinde Olmayan Yeni Bir Talep Eklenebilir mi? — Eren & Gonce, portresiz hukuki değerlendirme kapağı

Kısmi Islahla Dava Dilekçesinde Olmayan Yeni Bir Talep Eklenebilir mi?

Avukat Aylin Esra Eren açıkladı: “Dava açarken taleplerin eksiksiz ve doğru belirlenmesi büyük önem taşıyor”

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, hukuk yargılamasında önemli sonuçlar doğurabilecek bir karara imza attı. Kurul, dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmi ıslah yoluyla mevcut davaya dâhil edilemeyeceğine hükmetti. 8 Mayıs 2026 tarihli, 2021/8 Esas ve 2026/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı, 30 Haziran 2026 tarihli ve 33296 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Karar, özellikle işçilik alacakları, tazminat talepleri ve diğer hukuk davalarında dava dilekçesinin hazırlanmasını daha da önemli hâle getiriyor. Avukat Aylin Esra Eren, kararın kapsamını ve vatandaşların dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.

“Dava dilekçesi, hak arama sürecinin temelidir”

Soru: Yargıtay’ın bu kararı ne anlama geliyor?

Avukat Aylin Esra Eren: Kararın temel mesajı, hukuk davasında başlangıçta talep edilmeyen yeni bir alacağın veya bağımsız talebin, sonradan kısmi ıslah yoluyla mevcut davaya eklenemeyeceğidir.

Dava dilekçesi hazırlanırken hangi hukuki korumanın talep edildiği açıkça ortaya konulmalıdır. Çünkü mahkeme, kural olarak tarafların talepleriyle bağlıdır. Dava dilekçesinde yer almayan bir talebin sonradan kısmi ıslah yoluyla davaya eklenmesine izin verilmemesi, uyuşmazlığın sınırlarının korunması ve karşı tarafın savunma hakkının güvence altına alınmasıyla da ilgilidir.

Soru: Islah nedir? Vatandaşlar bu hakkı hangi durumlarda kullanabiliyor?

Avukat Aylin Esra Eren: Islah, hukuk yargılamasında tarafların daha önce yaptıkları bazı usul işlemlerini kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde tamamen veya kısmen düzeltmelerine imkân tanıyan bir kurumdur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Ancak ıslah, her türlü yeni talebin mevcut davaya eklenmesini sağlayan sınırsız bir hak değildir. Kısmi ıslah ile mevcut talep üzerinde değişiklik yapılması veya talebin artırılması ile dava dilekçesinde hiç yer almayan bağımsız bir alacağın davaya eklenmesi birbirinden farklıdır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu da bu ayrım doğrultusunda, dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmi ıslahla davaya dâhil edilemeyeceğine karar vermiştir.

Soru: Örneğin bir işçi, dava açtıktan sonra başka bir işçilik alacağını da talep etmek isterse ne olacak?

Avukat Aylin Esra Eren: Örneğin işçi dava dilekçesinde kıdem tazminatını talep etmiş ancak fazla çalışma ücretine hiç yer vermemişse, sonradan yalnızca kısmi ıslah yoluna başvurarak fazla çalışma ücretini aynı davaya ekleyemeyecektir.

Bununla birlikte, somut olayın özellikleri ve usul hukuku kuralları ayrıca değerlendirilmelidir. Yeni talebin ayrı bir davayla ileri sürülmesinin mümkün olup olmadığı, zamanaşımı, hak düşürücü süreler, derdestlik ve diğer usul şartları bakımından incelenmesi gerekir. Her dosya için tek bir çözüm bulunduğunu söylemek doğru olmaz.

Soru: Peki, dava dilekçesinde talep edilen alacağın miktarı artırılabilir mi?

Avukat Aylin Esra Eren: Karar, dava dilekçesinde yer alan bütün taleplerin artık artırılamayacağı anlamına gelmiyor. Burada kritik nokta, mevcut bir talebin miktarının artırılması ile daha önce dava konusu yapılmamış yeni bir talebin eklenmesi arasındaki farktır.

Mevcut talebin artırılması, davanın niteliğine ve ilgili usul kurallarına uygun olması şartıyla, kısmi ıslah veya olayın koşullarına göre uygulanabilecek diğer usul yolları çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak dava dilekçesinde hiç yer almayan bağımsız bir talep, kısmi ıslah yoluyla davaya eklenemez.

Bu nedenle kararın “artık hiçbir talep artırılamaz” şeklinde yorumlanması hatalı olur.

Soru: Bu karar neden önemli?

Avukat Aylin Esra Eren: Çünkü dava dilekçesinde unutulan veya eksik bırakılan bir talep, ilerleyen aşamalarda telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Özellikle birden fazla alacak kaleminin bulunduğu işçilik uyuşmazlıklarında, tazminat davalarında ve diğer alacak davalarında taleplerin baştan doğru belirlenmesi önemlidir.

Kararın gerekçesinde, sonradan yeni bir talebin davaya eklenmesinin karşı tarafın savunmasını ve uyuşmazlığın kapsamını etkileyebileceği üzerinde duruluyor. Dolayısıyla konu yalnızca şekli bir usul kuralından ibaret değil; hukuki güvenlik, savunma hakkı ve taraflar arasındaki usulî dengenin korunmasıyla da bağlantılıdır.

Soru: Vatandaşlar ve dava açmayı düşünen kişiler nelere dikkat etmeli?

Avukat Aylin Esra Eren: Öncelikle dava açmadan önce talep edilebilecek hak ve alacak kalemlerinin kapsamlı biçimde belirlenmesi gerekir. Gerekli belgeler toplanmalı, talepler açıkça ifade edilmeli ve her bir talebin hukuki dayanağı değerlendirilmelidir.

Dava açıldıktan sonra yeni bir alacağın gündeme gelmesi hâlinde ise bunun mevcut davada hangi usul yoluyla ileri sürülebileceği ayrıca incelenmelidir. Özellikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından gecikme, hak kaybı riskini artırabilir.

Sonuç: Dava açarken eksiksiz talep, sonradan doğabilecek riskleri azaltır

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2021/8 Esas, 2026/1 Karar sayılı kararı, hukuk davalarında dava dilekçesinin kapsamına ilişkin önemli bir sınır çiziyor. Dava dilekçesinde yer almayan bağımsız bir talep, kısmi ıslah yoluyla mevcut davaya eklenemiyor.

Bu nedenle dava açılmadan önce taleplerin doğru belirlenmesi, delillerin hazırlanması ve uygulanacak usul yolunun değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri ve uygulanacak hukuki kurallar ayrıca değerlendirilmelidir.

Back to blog