WhatsApp Yazışmalarını Gizlice Takip Etmek: Boşanmada Delil ve Kusur — Av. Aylin Esra Eren
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat, süreler ve tutarlar zaman içinde değişebilir; somut durumunuz için güncel değerlendirme alın.
Avukat Aylin Esra Eren
Eşin yazışmalarını gizlice takip etmek, hukuka uygun mesaj delilinden farklıdır. Avukat Aylin Esra Eren, basına yansıyan Kayseri olayı üzerinden özel hayatın korunmasını ve delil elde etmenin sınırlarını değerlendiriyor.
Eşinin WhatsApp yazışmalarını gizlice takip etmek boşanma davasında hukuka aykırı mı?
Evet. Eşin bilgisi ve rızası dışında WhatsApp hesabına bağlanmak, yazışmalarını takip etmek ve özel iletişim içeriklerini elde etmek hukuka aykırılık oluşturabilir.
Burada özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin ikinci fıkrasına dikkat çekmek gerekiyor. Bu hükme göre hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Dolayısıyla eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini düşündüğünüz için onun özel iletişim alanına sınırsız şekilde müdahale edemezsiniz. Bir iddianın doğru olması, o iddiayı kanıtlamak için kullanılan her yöntemi hukuka uygun hâle getirmez.
Yargıtay'ın gündeme gelen kararında ne yaşandı?
Basına yansıyan habere göre Kayseri'de görülen karşılıklı boşanma davasında kadın, eşinin kendisine fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini ve başka bir kadınla ilişki yaşadığını ileri sürerek boşanma davası açıyor.
Erkek ise eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek karşı dava açıyor. Bu iddiasını desteklemek amacıyla eşinin telefonundaki WhatsApp hesabını, kadının iş bilgisayarından WhatsApp Web aracılığıyla takip ediyor.
Ancak yazışmaların kadının bilgisi ve rızası dışında elde edildiği belirleniyor. İlk derece mahkemesi, erkeği boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu, kadını ise hafif kusurlu kabul ediyor.
Yargıtay incelemesinde de hukuka aykırı delil elde edilmesi ve kusur değerlendirmesi bakımından bu yaklaşım öne çıkıyor.
Kararda kadın lehine 500 bin TL maddi, 800 bin TL manevi tazminat ve ortak çocuk için nafaka ödenmesine hükmedilirken velayet anneye veriliyor.
Eşinin telefonunu gizlice kontrol eden kişi boşanma davasında kusurlu sayılabilir mi?
Evet, somut olayın özelliklerine göre kusur değerlendirmesi yapılabilir.
Eşin telefonunu izinsiz incelemek, mesajlarını takip etmek, sosyal medya hesaplarına gizlice girmek veya özel yazışmalarını kayıt altına almak, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğine müdahale niteliği taşıyabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım var. Her telefon kontrolü otomatik olarak ağır kusur anlamına gelmez. Mahkeme; davranışın niteliğini, sürekliliğini, nasıl gerçekleştirildiğini ve evlilik birliğine etkisini birlikte değerlendirir.
WhatsApp ekran görüntüleri boşanma davasında hiçbir şekilde delil olarak kullanılamaz mı?
Hayır. Böyle genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
WhatsApp yazışmaları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve ilgili kişiye ait olduğu ortaya konulabilmişse boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir.
Örneğin kişinin kendisine gönderilen mesajları muhafaza etmesiyle karşı tarafın hesabına gizlice girerek mesajları ele geçirmesi aynı hukuki durumda değildir.
Mahkeme yalnızca mesajın içeriğine değil, nasıl elde edildiğine ve kime ait olduğuna da bakar.
Ayrı bir karar olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14 Mart 2024 tarihli, 2023/5012 E. ve 2024/1780 K. sayılı kararı da eşin WhatsApp Web oturumundan gizlice elde edilen yazışmaların hukuka aykırı delil sayılması bakımından önemlidir.
Eşinin telefonuna casus yazılım yüklemek suç oluşturur mu?
Evet, olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da ciddi sonuçları olabilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal, 134. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal, 243. maddesinde ise bilişim sistemine girme suçları düzenlenmiştir.
Özellikle eşin telefonuna casus yazılım yüklenmesi, mesajlarının kaydedilmesi ve bu içeriklerin üçüncü kişilerle paylaşılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesinin casus yazılım kullanılarak eşin haberleşme içeriklerinin kaydedilmesine ilişkin 2025 yılında kamuoyuna yansıyan kararı da bu konuda önemli bir örnektir.
Eşinin kendisini aldattığından şüphelenen kişi ne yapmalı?
Öncelikle hukuka aykırı yöntemlerle delil elde etmeye çalışmamalıdır.
Telefon şifresini kırmak, gizlice WhatsApp Web bağlantısı kurmak, casus yazılım yüklemek veya özel yazışmaları izinsiz şekilde kaydetmek kişinin kendi hukuki durumunu da ağırlaştırabilir.
Bunun yerine hukuka uygun delillerin değerlendirilmesi gerekir. Tanık beyanları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar, fotoğraflar, belgeler ve olayın niteliğine göre diğer deliller kullanılabilir.
Boşanma davası açılmadan önce bir avukattan hukuki destek alınması, hem hak kayıplarının önlenmesi hem de delillerin doğru şekilde sunulması açısından önemlidir.
Hukuka aykırı deliller mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınmayabilir mi?
Evet. HMK'nın 189/2. maddesi bu konuda açık bir düzenleme içeriyor.
Hukuka aykırı elde edilen delillerin kabul edilip edilmeyeceği yalnızca karşı tarafın itirazına bağlı değildir. Mahkeme, delilin elde ediliş biçimini kendiliğinden de değerlendirmelidir.
Bu nedenle bir tarafın dosyaya sunduğu her belge veya ekran görüntüsü otomatik olarak geçerli delil niteliği kazanmaz.
Bu karar boşanma davalarında nasıl bir mesaj veriyor?
Bu kararın en önemli mesajı, hak arama özgürlüğünün başkalarının temel haklarını ihlal etme yetkisi vermediğidir.
Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak bu yükümlülük, diğer eşin özel hayatının ve haberleşme özgürlüğünün ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Bir eşin sadakatsiz davranmış olması ihtimali, diğer eşe hukuka aykırı takip yapma hakkı tanımaz.
Mahkemeler hem iddiaların doğruluğunu hem de delillerin hukuka uygunluğunu değerlendirmek zorundadır.