Hukuk kitabı, dolma kalem ve adalet terazisi

13. Yargı Paketi, nafaka ve boşanma düzenlemesi

Güncel kontrol: 14 Ekim 2026 · Aile hukuku ve yargı reformu

13. Yargı Paketi, nafaka süresi, boşanma davaları ve infaz düzenlemeleri hakkında en çok merak edilen konuları 30 soruda ele alıyoruz. Reform beklentileri, yürürlükteki hükümler ve Anayasa Mahkemesinin nafaka kararı birlikte değerlendirilmelidir.

30 soru gösteriliyor

1. 13. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?

13. Yargı Paketi'nin ne zaman yasalaşacağı, kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması, komisyonlarda görüşülmesi ve Genel Kurul sürecinin tamamlanmasına bağlıdır. Kesin tarih, resmî yasama takvimi ve teklifin durumu üzerinden doğrulanmalıdır. Bir paketin hazırlanıyor olması, düzenlemenin belirli bir tarihte yürürlüğe gireceği anlamına gelmez.

2. 13. Yargı Paketi yasalaştı mı?

Bir teklifin kanunlaşması TBMM'deki yasama sürecinin tamamlanmasına; uygulanmaya başlaması ise yayımlanmasına ve kendi yürürlük hükümlerine bağlıdır. Pakete ilişkin hazırlık haberleri ve beklentiler, yürürlükte bir kanun oluşturmaz. Bu yazı, 13. Yargı Paketi kapsamında yeni bir nafaka veya boşanma kuralının yürürlüğe girdiğini duyurmamaktadır; somut bir değişiklik için resmî kanun metni esas alınmalıdır.

3. 13. Yargı Paketi'nde hangi konuların ele alınması bekleniyor?

Kamuoyunda nafaka, boşanma yargılamalarının süresi, aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar ve ceza infaz sistemi gibi başlıklar tartışılıyor. Ancak bu konuların hangilerinin pakete alınacağı, teklifin resmî metni görülmeden kesin kabul edilmemelidir.

4. Süresiz nafaka tamamen kaldırılacak mı?

Mevcut hukukta yoksulluk nafakası, belirli bir azami süreyle sınırlandırılmış değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca nafaka, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın koşulları ve kanundaki diğer şartlar çerçevesinde değerlendirilebilir. Yeni bir düzenleme yapılması hâlinde sistemin nasıl değişeceği ancak kesinleşen kanun metniyle belirlenebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi, 175. maddedeki ‘süresiz olarak’ ibaresini iptal etmiştir. İptalin yürürlüğü 30 Haziran 2027'ye ertelenmiştir; bu karar ve gelecekteki kanuni düzenlemeler birlikte takip edilmelidir.

5. Süresiz nafaka ne anlama geliyor?

Süresiz nafaka, nafakanın her durumda ömür boyu ve hiçbir koşulda değişmeden ödeneceği anlamına gelmez. Kanuni sona erme sebepleri gerçekleştiğinde nafaka kendiliğinden veya gerekli hukuki süreç sonunda sona erebilir. Nafakanın kaldırılması ya da değiştirilmesi, somut olayın koşullarına ve uygulanacak hükümlere bağlıdır.

6. Nafaka kaç yıl ödenecek?

Mevcut mevzuatta bütün boşanma davaları için geçerli, örneğin 5 veya 10 yıllık genel bir yoksulluk nafakası süresi bulunmamaktadır. Basında gündeme gelen evlilik süresine bağlı modeller veya asgari ödeme süreleri, yasalaşmış bir hüküm olmadıkça mevcut hukuk kuralı gibi sunulmamalıdır.

7. Nafaka süresinin evlilik süresine göre belirlenmesi gündemde mi?

Evliliğin süresinin nafaka dönemine etkisi, kamuoyunda tartışılan düzenleme seçenekleri arasındadır. Ancak hangi evlilik süresinde ne kadar nafaka ödeneceği ve istisnaların neler olacağı, resmî kanun teklifi açıklanmadan kesin olarak söylenemez.

8. Beş yıllık nafaka sınırı getirilecek mi?

Kamuoyunda beş yıllık alt sınır gibi çeşitli modellerden söz edilmesi, bu sınırın yürürlüğe girdiği anlamına gelmez. Böyle bir düzenleme yapılırsa kapsamı, istisnaları ve mevcut nafaka kararlarına uygulanıp uygulanmayacağı kanun metninden anlaşılacaktır.

9. Mevcut nafaka kararları yeni düzenlemeden etkilenir mi?

Bu sorunun yanıtı, olası kanunun yürürlük ve geçiş hükümlerine bağlıdır. Yeni bir düzenleme mevcut kararları kapsayabilir, yalnızca belirli durumlarda uygulanabilir veya gelecekteki kararlarla sınırlı tutulabilir. Mevcut nafakaların otomatik olarak sona ereceği varsayılmamalıdır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı da mevcut nafaka kararlarının 14 Ekim 2026 itibarıyla kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.

10. Nafaka ödeyen kişi, yeni düzenleme çıkana kadar ödemeyi durdurabilir mi?

Hayır. Sırf yeni bir düzenleme beklendiği için mevcut mahkeme kararına dayanan nafaka ödemelerinin kendiliğinden durdurulması hukuki risk doğurabilir. Nafakanın kaldırılması veya azaltılması için somut olayın koşullarına göre hukuki yollara başvurulması gerekir.

11. Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka hakkında ne karar verdi?

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki ‘süresiz olarak’ ibaresini iptal etmiştir. Adalet Bakanlığının güncel mevzuat metnindeki 16 numaralı dipnot, iptalin Resmî Gazete'de yayımdan dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe gireceğini belirtmektedir. Bu karar, 13. Yargı Paketi'ne ilişkin yasama beklentilerinden ayrı bir gelişmedir. Karar herkese uygulanacak beş veya on yıllık bir nafaka süresi getirmemiştir. Gelecekte uygulanacak sistem ve mevcut kararların durumu, ilgili mevzuat ve somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.

12. Boşanma davaları yeni paketle daha kısa sürede sonuçlanacak mı?

Boşanma davalarının uzamasını önlemek, kamuoyunda tartışılan reform başlıklarından biridir. Ancak yargılamaların ne şekilde hızlandırılacağı ve hangi usul değişikliklerinin yapılacağı, kanun teklifinin içeriğine bağlıdır. Yeni bir düzenleme yapılmadan mevcut dava süreçlerinin değiştiği söylenemez.

13. Boşanma kararı, nafaka ve mal paylaşımı davalarından ayrı verilebilecek mi?

Kamuoyunda tartışılan modellerden biri, boşanma kararının mal paylaşımı gibi uzun sürebilen uyuşmazlıklar nedeniyle gecikmesini önlemektir. Bunun hangi davalarda, hangi koşullarda ve nasıl uygulanacağı henüz kesinleşmiş bir kanun hükmü olarak değerlendirilmemelidir.

14. Boşanma davasında mal paylaşımı beklenirken boşanma kararı verilebilir mi?

Mevcut hukukta boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacaklar ayrı hukuki uyuşmazlıklardır. Mal paylaşımı talebi, her durumda boşanma kararının verilmesini engellemez. Ancak boşanma davasının kendi içindeki nafaka, velayet ve tazminat taleplerinin nasıl sonuçlandırılacağı somut dosyaya ve usul hükümlerine göre değerlendirilir.

15. Yeni düzenleme velayet davalarını nasıl etkileyebilir?

Velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Olası bir yargı reformunun velayet uyuşmazlıklarını hangi usulle ele alacağı, ancak düzenlemenin kapsamı açıklandığında anlaşılabilir. Yeni bir paket, çocuğun üstün yararı ilkesinin yerine geçecek farklı bir ölçüt getirildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.

16. Boşanma davalarında arabuluculuk zorunlu hâle gelecek mi?

Boşanma ve aile hukukundaki her uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olduğu söylenemez. Özellikle kamu düzenini, kişilerin medeni durumunu ve çocukların haklarını ilgilendiren konularda özel hukuki sınırlar vardır. Zorunlu arabuluculuk getirileceğine ilişkin bir iddia, resmî kanun metniyle doğrulanmadan kesin bilgi olarak aktarılmamalıdır.

17. Nafaka miktarı yeni paketle değişecek mi?

Nafakanın miktarı, mevcut hukukta tarafların ekonomik ve sosyal koşulları ile ilgili kanuni ölçütler dikkate alınarak belirlenir. Yeni bir düzenleme yapılırsa hesaplama ölçütlerinin değişip değişmeyeceği, yalnızca kanun teklifinin kesinleşen içeriği üzerinden değerlendirilebilir.

18. Geliri artan veya azalan kişinin nafakası değiştirilebilir mi?

Evet. Koşulların önemli ölçüde değişmesi hâlinde nafakanın artırılması veya azaltılması talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, irat biçiminde ödenen maddi tazminat ve nafakanın belirli koşullarda değiştirilmesine ilişkin hükümler içerir. Değerlendirmede tarafların ekonomik durumları ve olayın özellikleri önem taşır.

19. Nafaka hangi durumlarda sona erer?

Yoksulluk nafakası bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinde kanuni sona erme nedenleri düzenlenmiştir. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi durumların yanında, kanunda belirtilen diğer koşullar da önem taşır. Her olayda sona erme sebebinin ve hukuki sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

20. Nafaka alan kişi yeniden evlenirse ne olur?

Yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde kanun gereğince sona erer. Ancak nafaka türünün ne olduğu ve kararın kapsamı önemlidir; iştirak nafakası gibi farklı nafaka türleri aynı kurallara tabiymiş gibi değerlendirilmemelidir.

21. Nafaka alan kişinin sigortalı işe başlaması nafakayı bitirir mi?

Sigortalı işe başlamak, her durumda nafakanın kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Gelir durumu, yoksulluk koşulunun devam edip etmediği ve ilgili nafaka türü birlikte değerlendirilmelidir. Koşullar değişmişse nafakanın kaldırılması veya değiştirilmesi için hukuki yola başvurulması gerekebilir.

22. Çocuk için ödenen iştirak nafakası da süreye bağlanacak mı?

İştirak nafakası, boşanma sonrasında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı sağlanması amacıyla değerlendirilir. Yoksulluk nafakasından farklı bir hukuki niteliği vardır. Süresiz nafakaya ilişkin tartışmaların çocuk için ödenen nafakayı da kapsadığı, resmî düzenleme açıklanmadan varsayılmamalıdır.

23. Çocuk reşit olduğunda iştirak nafakası sona erer mi?

Kural olarak iştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak eğitim sürüyorsa, Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesi uyarınca anne ve babanın bakım yükümlülüğü, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim tamamlanıncaya kadar devam edebilir. Ergin çocuğun eğitim nedeniyle bakım talebi ile 364. maddede düzenlenen yardım nafakasının şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

24. 13. Yargı Paketi'nde infaz indirimi olacak mı?

İnfaz düzenlemesinin pakete dâhil edilip edilmeyeceği, teklifin resmî içeriğine bağlıdır. Adalet Bakanı'nın 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında Meclis'e gelmesinin beklendiğine ilişkin açıklaması bulunmakla birlikte, bu açıklama tek başına paketin bütün maddelerini veya bir infaz indiriminin kesinleştiğini göstermez.

25. 13. Yargı Paketi genel af getirecek mi?

Genel af çıkarılacağına ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu söylenebilmesi için resmî yasama sürecinin ve kanun metninin incelenmesi gerekir. İnfaz süresinde, denetimli serbestlikte veya koşullu salıverilmede yapılabilecek değişiklikler de kendiliğinden genel af anlamına gelmez.

26. Denetimli serbestlik süresi değişecek mi?

Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve cezanın infazına ilişkin kurallar mevzuatla belirlenir. Yeni bir düzenlemenin hangi suçları, tarihleri ve hükümlü gruplarını kapsayacağı ancak kanun metni üzerinden belirlenebilir. Basında yer alan genel ifadeler, her hükümlünün aynı imkândan yararlanacağı anlamına gelmez.

27. 13. Yargı Paketi Meclis'e ne zaman gelecek?

Adalet Bakanı'nın kamuoyuna yansıyan açıklamasında paketin ekim ayında Meclis'e gelmesinin beklendiği belirtilmiştir. Bununla birlikte beklenen tarih ile resmî sunum tarihi aynı şey değildir; teklifin TBMM kayıtlarında yayımlanması ve yasama sürecinin başlaması ayrıca takip edilmelidir.

28. Paket Meclis'e sunulursa hemen yürürlüğe girer mi?

Hayır. Kanun teklifinin Meclis'e sunulması, tek başına yürürlüğe girdiği anlamına gelmez. Teklifin komisyon ve Genel Kurul aşamaları tamamlanmalı, kanunlaşma ve yayımlanma süreci gerçekleşmelidir. Yürürlük tarihi kanunun kendi hükümlerine göre belirlenir.

29. Vatandaşlar nafaka düzenlemesinin kendilerini etkileyip etkilemediğini nasıl anlayabilir?

Öncelikle yürürlükteki mahkeme kararı, nafakanın türü ve mevcut mevzuat dikkate alınmalıdır. Yeni bir kanun yayımlanırsa yürürlük tarihi, geçiş hükümleri ve hangi dosyalara uygulanacağı incelenmelidir. Sadece haber başlığına veya sosyal medya paylaşımına dayanarak ödeme durdurmak ya da mevcut haklardan vazgeçmek doğru değildir.

30. 13. Yargı Paketi hakkında en güvenilir bilgi nereden takip edilebilir?

TBMM kayıtları teklif, komisyon raporu ve Genel Kurul aşamalarını; Resmî Gazete kabul edilen kanunları ve yayımlanan kararları gösterir. Güncel kanun metinleri Mevzuat Bilgi Sistemi ve Adalet Bakanlığının UYAP Mevzuat sisteminden; resmî açıklamalar Adalet Bakanlığından takip edilebilir. Nafaka konusundaki iptal kararı için Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası da incelenmelidir.

13. Yargı Paketi'yle süresiz nafaka kalkacak mı?

Nafaka hakkındaki değerlendirmede hem yürürlükteki hukuk hem Anayasa Mahkemesinin ertelenen iptal kararı dikkate alınmalıdır. Beş veya on yıllık genel bir üst sınır getirilmiş gibi hareket edilmemelidir. Yeni kanuni sistemin kapsamı ve mevcut kararlara etkisi, yürürlük ve geçiş hükümleriyle birlikte incelenmelidir.

Vatandaşlar yeni düzenlemeyi beklerken ne yapmalı?

Mevcut mahkeme kararlarına ilişkin yükümlülüklerin kendiliğinden ortadan kalktığı düşünülmemelidir. Nafakanın kaldırılması, artırılması veya azaltılması talepleri mevcut hukuk çerçevesinde değerlendirilebilir. Yeni düzenlemenin kesin kapsamı resmî kanun metninden takip edilmelidir.

Hukuki soru ve cevap arşivi

Resmî kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut dosya, mahkeme kararı ve uygulanacak yürürlük hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Bloga dön