İtirazın İptali Davası

Yayımlayan: Eren & Gonce Hukuk Danışmanlık · İçerik düzenlemesi:

Hukuki içerik ekibi: Av. Aylin Esra Eren · Av. Gizem Gonce

Genel bilgilendirme amaçlıdır. Başvuru yolu ve süreler somut olaya göre değerlendirilir.

10 soru

Sorular ve cevaplar · 10 soru
1. İtirazın iptali davası nedir?

İtirazın iptali davası, alacaklının başlattığı ilamsız icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine, alacağın varlığının mahkeme tarafından incelenmesi ve itirazın haksız olduğunun tespiti hâlinde icra takibinin devamını sağlamak amacıyla açılan davadır.

Bu dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenmiştir. Alacaklı, alacağını ve borçlunun itirazının haksız olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

2. İtirazın iptali davası hangi durumlarda açılır?

Borçlunun, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine itiraz ederek takibi durdurması hâlinde alacaklı, alacağının mevcut olduğunu ileri sürerek itirazın iptali davası açabilir.

Örneğin;

Ödenmeyen kira bedelleri,

Verilen borcun geri ödenmemesi,

Fatura alacakları,

Sözleşmeden doğan alacaklar,

Ticari ilişkilerden kaynaklanan para alacakları

itirazın iptali davasına konu olabilir. Ancak alacağın niteliğine göre görevli mahkeme, dava şartları ve uygulanacak özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.

3. İtirazın iptali davası açma süresi ne kadardır?

İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Bu süre, itirazın iptali davası bakımından hak düşürücü niteliktedir. Sürenin başlangıcında itirazın alacaklıya tebliğ tarihi önem taşır; yalnızca itirazın yapıldığı tarih esas alınmaz.

Bir yıllık süre geçirildiğinde alacaklının genel hükümlere göre alacağını dava etme hakkı, zamanaşımı ve diğer koşullar saklı kalmak üzere, kural olarak devam eder. Ancak bu durumda itirazın iptali davasına özgü sonuçlardan yararlanılamayabilir.

4. İtirazın iptali davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Görevli mahkeme, uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre belirlenir.

Ticari işletmeler arasındaki ticari davalarda şartlarına göre asliye ticaret mahkemesi,

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görev kurallarına göre sulh hukuk mahkemesi,

Genel nitelikteki birçok alacak uyuşmazlığında asliye hukuk mahkemesi

görevli olabilir.

Yetkili mahkeme ise genel yetki kuralları, sözleşme hükümleri ve uyuşmazlığa ilişkin özel yetki kuralları dikkate alınarak belirlenir. Ayrıca dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.

5. İtirazın iptali davasında alacaklı alacağını nasıl ispatlar?

Alacaklı, alacağın doğduğunu ve miktarını hukuka uygun delillerle ispatlamalıdır. İspat araçları uyuşmazlığın niteliğine göre değişebilir.

Başlıca deliller şunlardır:

Yazılı sözleşmeler,

Faturalar ve teslim belgeleri,

Banka dekontları ve hesap hareketleri,

Ticari defter ve kayıtlar,

Yazışmalar ve elektronik kayıtlar,

Tanık beyanları,

Bilirkişi incelemesi.

İcra takibine konu edilen alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti somut olay çerçevesinde değerlendirilir. Tek başına fatura düzenlenmiş olması, her uyuşmazlıkta alacağın kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.

6. İtirazın iptali davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?

Bu sorunun cevabı, alacağın ve uyuşmazlığın türüne göre değişir.

Örneğin, Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari nitelikteki para alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması kural olarak dava şartıdır. İşçi-işveren uyuşmazlıkları ve kira ilişkisinden kaynaklanan birçok uyuşmazlık bakımından da özel arabuluculuk hükümleri uygulanabilir.

Buna karşılık, her itirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu değildir. Uyuşmazlığın niteliği ve ilgili kanundaki istisnalar değerlendirilmelidir.

7. İtirazın iptali davası kazanılırsa icra takibine ne olur?

Mahkeme davayı kabul ederek itirazın iptaline karar verirse icra takibi, hüküm kapsamındaki alacak ve itiraz edilen kısım yönünden devam edebilir.

Bununla birlikte, mahkeme kararının icrada uygulanması bakımından kararın içeriği, kanun yolu süreci ve icra hukukuna ilişkin hükümler dikkate alınır. Takibin devamı, alacaklının tahsilatı mutlaka gerçekleştireceği anlamına gelmez; tahsil için haciz ve satış gibi işlemlerin gerekmesi mümkündür.

8. İtirazın iptali davasında icra inkâr tazminatı talep edilebilir mi?

Evet. İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi kapsamında, gerekli koşulların oluşması hâlinde alacaklı icra inkâr tazminatı talep edebilir.

Bunun için genel olarak:

Borçlunun itirazının haksız olması,

Alacaklının talepte bulunması,

Alacağın ve uyuşmazlığın niteliğine göre kanuni koşulların gerçekleşmesi

gerekir.

İcra inkâr tazminatı her kabul kararında kendiliğinden hükmedilen bir ödeme değildir. Özellikle alacağın belirli veya belirlenebilir olması ve somut olayın özellikleri önem taşır. Kanundaki asgari oran ve diğer koşullar, olay tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir.

9. İtirazın iptali davası reddedilirse ne olur?

Mahkeme, alacağın ispatlanamaması veya diğer hukuki nedenlerle davayı reddedebilir. Bu durumda alacaklı, kural olarak itirazın iptali kararı elde edemez ve durmuş olan takip bu karara dayanılarak devam ettirilemez.

Borçlunun talebi ve kanuni koşulların oluşması hâlinde, alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de gündeme gelebilir. Ancak kötü niyet tazminatı otomatik değildir; kanuni şartların somut olayda gerçekleşmesi gerekir.

Mahkemenin kararına karşı istinaf veya şartları varsa temyiz yoluna başvurulup başvurulamayacağı, kararın niteliğine ve kanuni parasal sınırlara göre belirlenir.

10. İtirazın iptali davası ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?

Bu iki yol, icra takibine yapılan itirazın sonuçlarını ortadan kaldırmak amacı taşısa da usul ve şartları bakımından farklıdır.

İtirazın iptali davası

İtirazın kaldırılması

Genel mahkemede açılır.

İcra mahkemesinde görülür.

Genel yargılama usulü çerçevesinde incelenir.

Kanunda belirtilen belge ve şartlara bağlı, daha sınırlı bir inceleme yapılır.

Alacak, genel hükümlere göre çeşitli delillerle ispatlanabilir.

İİK'da öngörülen nitelikte belgeler ve koşullar önem taşır.

Kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süreye tabidir.

İİK'da düzenlenen başvuru süreleri ve koşulları uygulanır.

Alacaklının hangi yola başvuracağı; elindeki belgelerin niteliğine, alacağın türüne ve takip dosyasındaki duruma göre belirlenmelidir.

Konunuzu avukatla değerlendirin

Danışmanlık ücretlidir. Randevu oluştururken ödeme alınmaz.

Online randevu → · İletişim → · İcra ve İflas Hukuku soru-cevap →