Eren & Gonce Hukuk Bürosu - Hukuki makaleler

1-Ülkemizde ormanları korumak adına ne gibi önlemler ve yaptırımlar söz konusu?

1-Ülkemizde ormanları korumak adına ne gibi önlemler ve yaptırımlar söz konusu?

Ormanlara yönelik suç teşkil eden davranışlar ve cezai hükümleri; 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre;

Örgüt kapsamında işlenen orman yangını suçu

Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve 20 bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Kasten işlenen orman yangını suçu

Kasten orman yakan kişi, 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 10 bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Anız ve benzeri bitki örtüsü yakmanın da dahil olduğu ihmali davranışla orman yangına sebep olma suçu

Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler 2 yıldan 7 yıla kadar hapis ile cezalandırılır.

Ormanlara 4 kilometre mesafede veya Orman Kanunu’nun 31. ve 32. maddeleri kapsamına giren köyler hudutları içinde anız veya benzeri bitki örtüsü yakmak yasak olup bu filleri işleyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmolunur.

Orman Kanunu Orman yangınlarının söndürülmesi başlıklı 69. Maddesinde sorumluluk ayrıntıları ile düzenlenmiştir.

Orman idaresi, orman yangınlarını önlemek ve söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapar veya yaptırır.

Orman sayılan alanlar dışındaki yangınlarda ormana sirayet etme riski bulunan kırsal alan yangınlarının söndürülmesine imkânlar ölçüsünde katkı sağlanır. Bu maksatla görevlendirilen personel hakkında 71 inci madde hükümleri uygulanır.

Orman yangınlarını önlemek maksadıyla, orman yangını öncesinde ve yangın esnasında orman idaresi ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasındaki koordinasyonu, mahallin en büyük mülki idare amiri sağlar. Kamu kurum ve kuruluşları, mahallin en büyük mülki idare amirinin verdiği talimatları yerine getirmek ve her türlü desteği sağlamakla yükümlüdür.

Yangın söndürme çalışmalarına fiilen katılan resmi ve özel her türlü aracın akaryakıt giderleri Orman Genel Müdürlüğünce karşılanır.

Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerden de faydalanılır. Gönüllülerin yangına ulaşımı ile yangın söndürmeye yarayacak aletleri ve giyecekleri, Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda ise sahipleri tarafından karşılanır.

Yangına katılan personel ve gönüllülerin iaşe giderleri yangın söndürme faaliyetleri süresince orman idaresi tarafından karşılanır.

Bu Kanuna göre izne konu edilen Devlet ormanlarında izin sahipleri, hususi ve hükmi şahsiyeti haiz amme müessesesine ait ormanlarda ise sahipleri, orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesi ile ilgili her türlü tedbiri almakla yükümlüdürler.

2- Yangın sonrasında orman alanlarının imara açılabileceğine ilişkin iddialar gündemde. Böyle bir durumun gerçekleşmesi hukuken mümkün mü̈?

18.07.2021 tarihinde kabul edilen 28.07.2021 tarihinde resmi gazetede yayımlanan Turizmi Teşvik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun 1. Maddesinin d fıkrası uyarınca;

“d) Turizm Merkezleri: Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri dışında kalmakla birlikte, bu bölgelerin niteliğini taşıyan, turizm hareketleri ve faaliyetleri açısından öncelikle geliştirilmesinde kamu yararı bulunan orman vasıflı olanlar dâhil Hazine taşınmazları ile tescili mümkün olan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilân edilen alanları,”

Şeklinde düzenleme getirilmiştir. İşbu düzenleme doğrultusunda Kültür ve Turizm gelişme Bölgeleri dışında kalsa bile orman arazileri kamu yararı kapsamına alınarak turizm yatırımcılarına açılabileceği anlamına gelmektedir. Yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilecek işbu alanlardaki bütün devlet taşınmazları da turizm kapsamına alınacağı ifade edilmektedir.3- 7269 sayılı kanun çerçevesince orman yangınları sebebiyle zarar görmüş̧ vatandaşlar için idarenin sorumluluğu hangi boyuttadır?

7269 Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayı ile Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca; Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.

Anayasanın 169. maddesinde ormanların korunması ve geliştirilmesi hususu ayrıntıları ile düzenlenmiştir.

A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi

Madde 169 – Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.

Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.

Orman yangınların önlenmesi ve söndürülmesi Anayasanın ilgili maddeleri uyarınca devletin sorumluluğundadır. İşbu sorumluluk orman idaresinde bırakılmıştır.

Bloga dön